Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... ..., ... İlçesi Yukarı ... Köyü 109 ada 184 parsel, 109 ada 197, 198 ve 114 ada 181 parsel sayılı taşınmazların, çocukları olan, davalılar ... ve ... adına tespit gördüğünü, tespitin hatalı olduğunu, dava konusu parsellerin kendisi tarafından kullanıldığını belirterek, dava konusu parsellerin kullanıcılarının iptali ile kullanıcı olarak kendisinin yazılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., dava konusu yeri 1989 yılından beri kendisinin kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, yargılama sırasında davayı kabul etmiş, ayrıca davacı bu davalı hakkındaki davadan feragat...
8. Hukuk Dairesi 2021/11325 E. , 2022/2855 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosu
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... ..., ... İlçesi Yukarı ... Köyü 109 ada 184 parsel, 109 ada 197, 198 ve 114 ada 181 parsel sayılı taşınmazların, çocukları olan, davalılar ... ve ... adına tespit gördüğünü, tespitin hatalı olduğunu, dava konusu parsellerin kendisi tarafından kullanıldığını belirterek, dava konusu parsellerin kullanıcılarının iptali ile kullanıcı olarak kendisinin yazılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., dava konusu yeri 1989 yılından beri kendisinin kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, yargılama sırasında davayı kabul etmiş, ayrıca davacı bu davalı hakkındaki davadan feragat ettiğini belirtmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ... (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.07.2014 tarihli ve 2014/7296 Esas, 2014/9462 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamında özetle "taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, beyanları hükme esas alınan yerel bilirkişilerden -taraflar arasındaki irsi ilişki gözetilerek- davalıların taşınmazlardaki kullanımlarının davacı babalarının izni ve muvafakati ile fer'i zilyet sıfatıyla mı yoksa başka bir hukuki sebebe dayalı olarak kendi adlarına mı sürdürdükleri hususunda ayrıntılı ve somut olaylara dayalı olarak bilgi alınmadığı belirtilerek; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; usulünce belirlenecek yerel bilirkişi ve tanıklarla birlikte kadastro tutanaklarında adları yazılı tespit bilirkişilerinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi, tanık ve tespit bilirkişilerinden taşınmazın fiili kullanım durumu dikkate alınmak suretiyle kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, davacı ve davalılar arasındaki yakın irsi bağ gözetilerek davalıların kullanımlarının asli zilyet sıfatıyla mı yoksa davacının izni sonunda fer'i zilyet sıfatıyla mı olduğu hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanlar arasında aykırılık halinde çelişkinin giderilmeye çalışılması, ayrıca karar tarihinden sonra dosyaya ibraz edilmiş olan ... imzalı 27.03.2013 tarihli dilekçenin doğru olup olmadığı ve altındaki imzanın adı geçenin kendisine ait olup olmadığı konusunda beyanlarının kimlik tespiti eşliğinde alınması, oluşacak sonuca göre davalının kabul beyanında bulunduğu değerlendirildiği takdirde 6100 sayılı HMK'nin 310. maddesi gözetilerek kabulün hukuki sonuçlarına göre değerlendirme yapılması, bunun yanı sıra sözü edilen bu dilekçe üzerinde imzası bulunan tanıkların da ortaya çıkan bu yeni durum ve dilekçedeki beyanları doğrultusunda yeniden dinlenerek ve tüm d...