Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında, Koruma tedbirleri nedeniyle tamiznat olan dava türünün yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. 5271 sayılı CMKnın 141 ve devamı maddelerinde koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasının açılma koşulları ve süresi düzenlenmiş olup, anılan Kanunun 142/1. maddesinde karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin hüküm altına aldığı, tazminat talebinin dayanağı olan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2013 tarih, 2013/168 Esas 2013/185 Karar sayılı beraat hükmüne yönelik davacı (sanık) vekili tarafından vekalet ücretine yönelik temyiz talebinde bulunulduğu,...
12. Ceza Dairesi 2020/11300 E. , 2022/2416 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Davanın reddine
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında, Koruma tedbirleri nedeniyle tamiznat olan dava türünün yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. 5271 sayılı CMKnın 141 ve devamı maddelerinde koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasının açılma koşulları ve süresi düzenlenmiş olup, anılan Kanunun 142/1. maddesinde karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin hüküm altına aldığı, tazminat talebinin dayanağı olan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2013 tarih, 2013/168 Esas 2013/185 Karar sayılı beraat hükmüne yönelik davacı (sanık) vekili tarafından vekalet ücretine yönelik temyiz talebinde bulunulduğu, akabinde de 26.10.2015 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçmesi sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesince 06.11.2015 tarihinde, hüküm incelenmesine yer olmadığı kararı ile dosyanın esas mahkemesine gönderildiği, yerel mahkemece bahse konu kararın Yargıtay 10. Ceza Dairesinin inceleme tarihi olan 06.11.2015 itibariyle kesinleştiğinin belirtildiği, dava açma süresinin de en azından bu tarih dikkate alınarak hesaplanması gerektiği, tazminat davasının da 11.12.2015 tarihinde ve CMKnın 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içinde açıldığı gözetilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, tazminat davasının CMKnın 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUKun 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.03.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Ceza yargılama hukukunda kanun yolu açık kararlar; kanun yolu başvurusunun sonuçlanması ya da başvuru süresinin geçirilmesi ile kesinleşirler. Kanun yolu açık kararların başka türlü kesinleşmesi yargılama hukukuna göre mümkün değildir. CMKnın 266/1. maddesine göre, kanun yoluna başvurulduktan sonra bundan vazgeçilmesi, mercii tarafından işin esasına ilişkin karar verilinceye kadar geçerlidir. Usulüne uygun bir vazgeçme var ise ortada bir temyiz başvurusunun bulunmadığı kabul edilmeli, kanun yolu başvuru süresinin tamamlanması ile kararın kesinleştiği kabul edilmelidir. Kanun yolu başvurusunda vazgeçme nedeniyle Yargıtay ilgili dairesince temyiz incelemesine yer olmadığına dair verilen karar tarihinin kararın kesinleşme tarihi olarak kabul etmek, açılmamış bir temyiz davasına hüküm atfetmek anlamına gelecektir ki, bu ceza yargılama hukuku prensiplerine aykır...