1. Taraflar arasındaki munzam zarar davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5. Tüketici Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı, davacı vekilinin temyizi nedeniyle Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, ilk derece mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2 . Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkilinin 09.12.1999 tarihinde toplam 450.000TLyi ... A.Ş. Fatih Şubesine yatırdığını, söz konusu paranın kasıtlı yönlendirme sonucu ... Off Shore Ltd. adlı bankaya ait hesaba usulsüz olarak...
Hukuk Genel Kurulu 2021/938 E. , 2022/401 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki munzam zarar davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5. Tüketici Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı, davacı vekilinin temyizi nedeniyle Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, ilk derece mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2 . Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkilinin 09.12.1999 tarihinde toplam 450.000TLyi ... A.Ş. Fatih Şubesine yatırdığını, söz konusu paranın kasıtlı yönlendirme sonucu ... Off Shore Ltd. adlı bankaya ait hesaba usulsüz olarak aktarıldığını, ... A.Şnin devir ve birleşmeler sonucu davalı bankaya devredildiğini, müteaddit başvuruların sonuçsuz kalması üzerine davalı banka aleyhine açtıkları davanın İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/1304 E., 2015/64 K. sayılı kararıyla kabul edildiğini, alacağın 16 yıl sonra hükme bağlandığını, müvekkilinin faiz ile karşılanamayan yüksek miktarda munzam zararının oluştuğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 122. maddesi gereğince zararın tazmininin gerektiğini, müvekkilinin alacağını zamanında almış olması durumunda parayı daha yüksek gelir getiren bir yatırıma yöneltmese dahi bankada faize yatırmış olsa idi her yıl işleyecek parayı da anaparaya ekleyerek faize faiz işletmiş olacağından paranın gerçek değerini korumuş olacağını, sadece anaparaya faiz işletilmesi nedeniyle müvekkilinin parasının satın alma gücünde önemli ölçüde azalma meydana geldiğini, 450.000TLnin 1999 yılındaki satın alma gücü ile mahkemece hüküm altına alınan bedelin satın alma gücü arasında davacı aleyhine oldukça yüksek bir değişimin söz konusu olduğunu ileri sürerek belirsiz olan alacağın şimdilik 1.000TL tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili; görev, husumet, hak düşürücü süre itirazıyla zamanaşımı definde bulunarak davacının munzam zarar iddiasının farazi olduğunu, somut delillere dayanmadığını, munzam zarar koşullarının oluşmadığını, davacının müterafik kusurunun incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 6. Ferî müdahil vekili; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 7. İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinin 22.12.2016 tarihli ve 2016/639 E., 2016/2098 K. sayılı kararı ile; davacı tarafından davalı aleyhine ikame edilen davanın kabulüne karar verildiği, akabinde davacı tarafça anılan karara istinaden başlatılan ilamlı icra takibi neticesinde de asıl alacak olan 450.000TLnin 09.12.1999 tarihinden itibar...