Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yağmaya teşebbüs eyleminin geniş bir zaman dilimine yayıldığı ve mağdura yapılan aramaların saatleri hakkında net bir bilgi bulunmadığı dikkate alındığında, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nin 149/1. maddesinin (h) bendi ile de uygulama yapılmış olması, sanıklar hakkında CMUK'un 326/son maddesi gereği kazanılmış haklar gözetilerek hüküm kurulmuş olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar müdafileri ile sanık ...ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında diğer...
6. Ceza Dairesi 2021/25285 E. , 2022/4444 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Nitelikli yağma ve tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yağmaya teşebbüs eyleminin geniş bir zaman dilimine yayıldığı ve mağdura yapılan aramaların saatleri hakkında net bir bilgi bulunmadığı dikkate alındığında, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nin 149/1. maddesinin (h) bendi ile de uygulama yapılmış olması, sanıklar hakkında CMUK'un 326/son maddesi gereği kazanılmış haklar gözetilerek hüküm kurulmuş olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar müdafileri ile sanık ...ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCKnın kabul ettiği iştirak teorisine göre ve özetle ifade etmek gerekirse; -Azmettiren, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır. (m.38/1) -Azmettiren, aynı zamanda müşterek fail olarak, azmettirdiği fail ya da faillerle birlikte suçu işlemişse Failliğin, şerikliğe nazaran önceliği prensibi uyarınca, azmettiren olarak değil, yalnızca müşterek fail sıfatıyla cezalandırılır.(m.37) -Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen (veya daha az ceza almasını sağlayan) kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır. (m.40/1) -Yağma suçunda, kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması, daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâldir. (m.150/1) -Azmettiren bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla hareket etse bile, failin, alacaklı ticari işletmenin diğer ortağı ya da mirasçı (baba-oğul-kardeş gibi) ve benzeri bir sıfatla hukuki ilişkinin tarafı olmaması halinde, işlenen yağma suçuna azmettirmeden sorumlu tutulacak, buna mukabil azmettiren aynı zamanda müşterek fail olarak tehdit ve/veya cebir kullandığı taktirde, Failliğin şerikliğe nazaran önceliği prensibi uyarınca müşterek fail sıfatıyla cezalandırılacağından TCKnın 40/1. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 150/1. maddesinden yararlanacak, hukuki ilişkinin tarafı olmayan diğer fail ya da müşterek failler ise; kendi işledikleri, 149. madde k...