Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. YARGITAY KARARI Davacı vekili, davalının 2000-2001 yılları arasında Deniz Astsubay Hazırlama Okulunda eğitime başladığını, buradaki eğitiminden sonra Deniz Astsubay Yüksek Okuluna devam ederek 2005 yılında mezun olduğunu ve 30.08.2005 tarihinde orduya katıldığını, ancak mecburi hizmet süresini tamamlamadan 04.08.2007 yılında görevinden ayrıldığını,davalının 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 112. maddesine aykırı olarak mecburi hizmet süresini tamamlamadığından bahisle kendisine yapılan öğrenim ve eğitim ve yetiştirme masraflarının eksik kalan kısmı ile orantılı olarak 90.533,51 TL alacağın görevden ayrılış tarihi...
3. Hukuk Dairesi 2022/2041 E. , 2022/3021 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI Davacı vekili, davalının 2000-2001 yılları arasında Deniz Astsubay Hazırlama Okulunda eğitime başladığını, buradaki eğitiminden sonra Deniz Astsubay Yüksek Okuluna devam ederek 2005 yılında mezun olduğunu ve 30.08.2005 tarihinde orduya katıldığını, ancak mecburi hizmet süresini tamamlamadan 04.08.2007 yılında görevinden ayrıldığını,davalının 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 112. maddesine aykırı olarak mecburi hizmet süresini tamamlamadığından bahisle kendisine yapılan öğrenim ve eğitim ve yetiştirme masraflarının eksik kalan kısmı ile orantılı olarak 90.533,51 TL alacağın görevden ayrılış tarihi olan 04.08.2007 tarihinden itibaren yasal faizi (52.349,06 TL) ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkeme ilk kararında; davanın asıl alacak yönünden 10.730,83 TL, işlemiş faiz yönünden 7.524,19 TL olarak kabulü ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen hüküm, davacının temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2017/4396- 2020/5624 sayılı ilamıyla; mahkemece asıl alacak faiz başlangıç tarihi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı yararına karar bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda;davanın kısmen kabulü ile davacının 10.730,83 TL asıl alacak ile 1.905,09 TL işlemiş faiz alacaklarının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş;hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Kural olarak bozma kararına uyulmakla bozma kararında belirtilen biçimde işlem yapılması lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.). Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay'ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz. Taraflardan yalnız birinin temyiz...