Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/7835 · K. 2022/2668
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7835 K. 2022/2668

E. 2020/7835K. 2022/266831 Mart 2022
abonelik sözleşmesibağımsız bölümbilirkişi incelemesikeşif ve bilirkişi incelemesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02.04.2018 tarih ve 2017/98 E- 2018/118 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.09.2020 tarih ve 2019/341 E- 2020/734 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının CEP ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalı tarafından 2016/29464 başvuru numaralı ADRESCEBİMDE ibareli markanın ise davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2020/7835 E. , 2022/2668 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02.04.2018 tarih ve 2017/98 E- 2018/118 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.09.2020 tarih ve 2019/341 E- 2020/734 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının CEP ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalı tarafından 2016/29464 başvuru numaralı ADRESCEBİMDE ibareli markanın ise davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde tescil başvurusunda bulunulduğunu, 556 Sayılı KHK'nın 8/1,b maddesi uyarınca markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davacının markasının tanınmış marka olduğunu, bu nedenle başvuru konusu markanın davacının seri markaları arasında bulunduğu izlenimi vereceğini, davalının kötü niyetli olarak tescil başvurusunda bulunduğunu belirterek, 30.12.2016 tarihli 2016-M-12893 sayılı YİDK kararının iptali ile markanın davalı ... adına tescili halinde iptaline, hükümsüz sayılmasına, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPMK vekili, markaların "cep" kelimesi ile başladığını, cep ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir marka olduğunu, ancak devamında gelen kelimeler ile markaların birbirinden ayrıldığını, ayırt edici markalar haline geldiğini, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilemediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince, 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesi anlamında tescilli markalar ile başvuru konusu marka arasında, iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal bütünü itibariyle bıraktığı izlenim nazara alındığında, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru markasında "adres" ibaresinin baskın olarak markada belirleyici ve davacı tarafın yukarıda belirtilen markalarından ayırt ediciliğini sağladığı, ayrıca davalının marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması g...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7709 · K. 2022/2530

28 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7898 · K. 2022/3687

10 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7808 · K. 2022/3126

19 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7135 · K. 2022/2573

30 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7696 · K. 2022/2593

30 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7828 · K. 2022/3644

9 Mayıs 2022