Birden fazla kişi ile tehdit suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106/2-c ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Zile Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2017/278 esas, 2018/478 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/09/2021 gün ve 2021/94621 sayılı tebliğnamesiyle onaylı dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında Dosya aslının, Zile Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08/11/2018 tarihli kararın adı geçen sanık ile birlikte aynı suçtan mahkûm edilen diğer sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 02/06/2020 tarihli ve 2019/1135 esas, 2020/1031 sayılı...
4. Ceza Dairesi 2021/39900 E. , 2022/9356 K.
"İçtihat Metni"KARAR Birden fazla kişi ile tehdit suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106/2-c ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Zile Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2017/278 esas, 2018/478 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/09/2021 gün ve 2021/94621 sayılı tebliğnamesiyle onaylı dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında Dosya aslının, Zile Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08/11/2018 tarihli kararın adı geçen sanık ile birlikte aynı suçtan mahkûm edilen diğer sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 02/06/2020 tarihli ve 2019/1135 esas, 2020/1031 sayılı kararı ile bozulması nedeniyle yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesinde derdest bulunduğu anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, Zile Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2017/278 esas, 2018/478 sayılı kararının, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 02/06/2020 tarihli ve 2019/1135 esas, 2020/1031 sayılı kararı ile diğer sanıklar ... ve ... haklarında"....sanıklara isnat olunan eylemin TCK'nın 148/1-2, 149/1-c maddeleri kapsamında yağma suçuna temas ettiği, delillerin tartışılması, suç vasfının tayin ve takdiri görev ve yetkisinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek hükümler kurulması,..." şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verildiği gözetilerek, sanık ...'ın, aralarında borç ilişkisi bulunan müşteki ...'ı, diğer sanıklarla iştirak halinde tehdit etmesi şeklinde gerçekleşen eylemine yönelik yapılan yargılama neticesinde, sanığın suça konu eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığı hususunda delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Ağır Ceza mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/04/2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları...