Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.04.2017 tarih ve 2015/1401 E- 2017/565 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.09.2020 tarih ve 2017/5045 E- 2020/1482 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı kooperatif arasında 31/05/2015 tarihinde meyve satımına ilişkin 170.000,00 TL tutarlı menkul satış sözleşmesi tanzim edildiğini, müvekkili şirketin...
11. Hukuk Dairesi 2020/8102 E. , 2022/3096 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.04.2017 tarih ve 2015/1401 E- 2017/565 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.09.2020 tarih ve 2017/5045 E- 2020/1482 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı kooperatif arasında 31/05/2015 tarihinde meyve satımına ilişkin 170.000,00 TL tutarlı menkul satış sözleşmesi tanzim edildiğini, müvekkili şirketin edimini yerine getirdiğini, davalı tarafın ilaçlama, bakım, sulama gibi yan yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle, meyve bahçesindeki meyvelerde çürüme ve hastalık olması ve yönetimdeki bir takım aksaklıklardan dolayı sözleşme konusu meyveleri teslim etmediğini, müvekkili şirket tarafından 34.000,00 TL nakit yapılan ödeme, 31/10/2015 vadeli 45.000,00 TL, 31/11/2015 vadeli 45.000,00 TL bedelli, 31/12/2015 vadeli 46.000,00 TL bedelli verilen çeklerin bedelsiz kaldığını, ödenen nakit ve verilen çeklerin iadesi için ihtarname gönderdiklerini ancak ödeme yapılmadığını, belirterek, dava konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile 34.000,00 TL'nin taraflarına istirdat yoluyla iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu sözleşmenin yapılan ihale sonucu ihaleyi kazanan davacı ile müvekkili arasında imzalandığını, sözleşmenin klasik bir satış sözleşmesi olmadığını, kabala (Götürü Usulü) Bahçe Satış sözleşmesi olduğunu, bu usulde müvekkilinin edimi saymak suretiyle net olarak değil, kabaca tahmin edilerek belirlendiğini, belirli bir hasat dönemi sonunda çıkacak ürünün, daha ürün çıkmadan dalında satıldığını, yani taraflar arasında sözleşmenin imzalanması ile müvekkil kooperatif teslim edimini zaten yerine getirmiş olduğunu, bahçenin gerekli bakımının yapılarak müvekkili tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, müvekkilinin sözleşme konusu bahçedeki ürünleri toplayıp teslim etmek gibi bir yükümlülüğünün olmadığını, teamül gereği meyveleri toplayıp teslim alma yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, satıcı satış sözleşmesinin imzalanmasından sonra meyvelerden elini çekip hasat dönemi sonuna kadar bahçeye dahi giremeyeceğini savunarak davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hüküm verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kabala (götürü ) usuli bahçe satış sözleşmesi düzenlendiği ve ürün bedelinin nakit ve çeklerle ödend...