Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.09.2017 tarih ve 2016/773 E- 2017/592 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.11.2020 tarih ve 2017/6259 E- 2020/1935 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının Kandıra İcra Müdürlüğünün 2011/1083 esas sayılı dosyasıyla davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı bononun kambiyo senedi...
11. Hukuk Dairesi 2020/8097 E. , 2022/3153 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.09.2017 tarih ve 2016/773 E- 2017/592 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.11.2020 tarih ve 2017/6259 E- 2020/1935 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının Kandıra İcra Müdürlüğünün 2011/1083 esas sayılı dosyasıyla davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı bononun kambiyo senedi vasfında bulunmadığını, bonodaki tanzim tarihinde tahrifat yapıldığını, krimonoloji laboratuvarından rapor alındığında tahrifat yapıldığının tespit edileceğini, bu şekilde tanzim tarihinin ödeme gününden evvel hale getirildiğini, tanzim tarihinde tahrifat olmadığı düşünülse bile takip dayanağı bonoda tanzim tarihinin 02/06/2010 olduğunu, bu tarihin ödeme gününden sonraki bir tarih olmasının bononun kambiyo vasfını kaldıracağını, bonoda usulüne uygun lehdar ismi bulunmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu bulunmadıklarının tespiti ile davacının zararının karşılanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı aleyhine başlatılan icra takibinde davacının gayrimenkulleri üzerine haciz konulduğunu, davacının haciz konulan mallarının satışı yapılacakken davacının bu malları öz kardeşine sattığını, davacının mal kaçırmak için yaptığı bu işlemlerin tapudan gelen kayıtlardan anlaşılması üzerine kıymet takdiri ve haciz işlemlerinin davacı ve gayrimenkullerin yeni sahibi olarak tapuda görünen kardeşi yönünden devam ettiğini, davacının çeşitli şekillerde icra takibini sürüncemede bırakmak için her türlü girişimde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu senedin tanzim tarihinde değişiklik yapıldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, 02/06/2001 tanzim tarihinin 02/06/2010 olarak düzeltildiği, bononun önceki tanzim tarihinin 02/06/2001 olduğu, tanzim tarihindeki düzeltmede paraf bulunmadığı için düzeltmenin yapılmamış sayılacağı ve tanzim tarihinin 02/06/2001 olarak kabulünün gerektiği, senetteki tanzim tarihindeki değişikliğin senedin geçerliliğini etkilemediği, davacının bedelsizlik iddiasını ispat edemediği, davalının kötüniyetli hamil olduğunun iddia ve ispat edilmediği, davalının iyiniyetli hamil olarak kabulünün gerektiği, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davac...