Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/30 · K. 2022/3388
Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2022/30 K. 2022/3388

E. 2022/30K. 2022/338821 Nisan 2022
tapu iptali ve tesciltapu iptaliilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıistinaf yolukira sözleşmesisatış bedelibağımsız bölümtaşınmaz satışıhak düşürücü süre
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, emlakçılık yaptığı dönemde davalı ile tanıştıklarını, evli olduğunu, eşinden boşanamadığını ve eşinin hasta olduğunu bilen davalının, imam nikahı yapması halinde kendisine ömür boyu, en güzel şekilde bakabileceğini, fakat maddi durumunun olmadığını, sokakta yaşadığını, yapılan yardımlarla karnını doyurabildiğini söyleyerek öncelikle dayalı döşeli ev almasını telkin...

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2022/30 E. , 2022/3388 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ: KOCAELİ 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, emlakçılık yaptığı dönemde davalı ile tanıştıklarını, evli olduğunu, eşinden boşanamadığını ve eşinin hasta olduğunu bilen davalının, imam nikahı yapması halinde kendisine ömür boyu, en güzel şekilde bakabileceğini, fakat maddi durumunun olmadığını, sokakta yaşadığını, yapılan yardımlarla karnını doyurabildiğini söyleyerek öncelikle dayalı döşeli ev almasını telkin ettiğini, davalıya inandığını ve 11 parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu 12 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını ve davalı ile yaşamaya başladıklarını, bu süre zarfında davalının kendisini kandırarak 40.000 TL tutarında bilezik ve ev eşyası aldırdığını, sonra da taşınmazın adına tescilini isteğini, dava konusu taşınmazı satış göstermek suretiyle davalıya devrettiğini, davalı tarafından yapılan hileler sonucunda kandırıldığını, satış bedeli almadığını, davalıya duyduğu güven duygusuyla hareket ettiğini, davalının kızını ve torununu eve getirdiğini, bir daha eve gelmemesini istediğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı, dava konusu taşınmazını kiralaması nedeniyle davacı ile tanıştıklarını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, hiçbir zaman davacı ile birlikte yaşamadıklarını, kiracı iken davacının dava konusu taşınmazı satmak istemesi üzerine, birikimleri, damatlarının yardımları ve arkadaşlarınından aldığı borçlarla bedeli karşılığında satın aldığını, davacının eşinin hasta olması nedeniyle evlerinde çalışmasını istediğini, eşi kabul etmeyince konunun kapandığını, bir süre sonra kendisini arayan davacının beraber yaşamayı teklif ettiğini, bu teklife çok sinirlenip telefonu kapattığını, bu olaydan 15-20 gün sonra bu davanın açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18/11/2020 tarihli ve 2019/468 E., 2020/286 K. sayılı kararıyla; davacı ve davalı arasında dairenin satışı için belirlenen bedelin taşınmazın devir tarihindeki ortalama değeri ile yakın olduğu, dinlenen tüm davalı tanıklarının beyanlarının birbiri ile örtüştüğü ve davalı tarafın davacıya ait olan dairede devir işlemi öncesinde kiracı olduğu, devamında davalının kiracısı olduğu daireyi davacıdan satın aldığı, nitekim bu hususu tanık beyanlarının doğruladığı, davacının tanık olarak göst...

Benzer Kararlar

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2022/3121 · K. 2022/4864

15 Haziran 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2022/2175 · K. 2022/3304

20 Nisan 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2022/3379 · K. 2022/4521

2 Haziran 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2022/929 · K. 2022/3296

20 Nisan 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2022/2300 · K. 2022/3390

21 Nisan 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2022/2070 · K. 2022/5208

28 Haziran 2022