Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının depo stok kontrol şefi olarak çalışmaktayken 05.09.2006 tarihinde iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendi uyarınca bildirimsiz olarak feshedildiğini, kanununun emredici hükümlerine aykırı olarak savunmasının alınmmadığını, fesih yazısında görevi kötüye...
9. Hukuk Dairesi 2022/5133 E. , 2022/5708 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 24. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının depo stok kontrol şefi olarak çalışmaktayken 05.09.2006 tarihinde iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendi uyarınca bildirimsiz olarak feshedildiğini, kanununun emredici hükümlerine aykırı olarak savunmasının alınmmadığını, fesih yazısında görevi kötüye kullandığı, mal tedarik eden firmalarla Şirketi zarara uğratacak şekilde ilişkilerde bulunarak maddi çıkar sağladığı şeklinde haksız ve yüz kızartıcı, iş çevresinde onu küçük düşürücü ve bir daha iş kurmasını imkansız hâle getirecek isnatlarda bulunulduğunu, bunların hiçbirinin doğru olmadığını, suçlamaların kısa zamanda duyulduğunu, kişilik haklarının zedelendiğini, müvekkilinin derin bir elem ve kedere düştüğünü, depresyona girdiğini, anti depresan ilaçlar almaya başladığını ve ruh sağlığının bozulduğunu belirterek 120.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu, işveren yetkililerinin 31.08.2006 tarihinde kendilerine gelen ve tutanaklarla sabit olan son derece ciddi bir ihbar telefonu doğrultusunda davacı hakkında araştırma başlattığını ve bunun neticesinde Şirketi zarara uğratan bir takım usulsüzlüklerin tespit edildiğini, yapılan araştırmada tedarikçi bir firmadan yapılan palet alımlarında palet fiyatlarında şişirmeler yapıldığının, bu alımlar neticesinde tedarikçiye yapılan ödemeler ile aynı tarihlerde tedarikçi firma tarafından da davacının banka hesabına düzenli olarak uzunca bir süredir para aktarıldığının tespit edildiğini, bu sebeple işverenin güvenini kötüye kullanmak suretiyle müvekkili Şirketi zarara uğratması ve kendisinin bu ilişkilerden maddi çıkar sağlaması gerekçeleriyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu iş sözleşmesinin feshine sebep olan olay ile davacının feshe bağlı alacaklarını talep ettiği alacak davasında iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın işverence feshedildiğinin kabul edildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek onandığı, yine aynı olayla ilgili Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinde dolandırıcılık...