Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.07.1992-25.06.2003 döneminde taşeron işçisi olarak 25.06.2003-19.04.2021 döneminde ise kadrolu işçi olarak çalıştığını, davalının kadrolu işçi statüsünde çalıştığı döneme ilişkin alacaklarının ödendiğini, ancak müvekiline yapılan ödemelerin eksik olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin...
9. Hukuk Dairesi 2022/5887 E. , 2022/8005 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 12. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.07.1992-25.06.2003 döneminde taşeron işçisi olarak 25.06.2003-19.04.2021 döneminde ise kadrolu işçi olarak çalıştığını, davalının kadrolu işçi statüsünde çalıştığı döneme ilişkin alacaklarının ödendiğini, ancak müvekiline yapılan ödemelerin eksik olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının hesaplanmasında müvekkilinin taşeron işçisi olarak çalıştığı dönemin de dikkate alınması gerektiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili bünyesinde çalışmaya başlamadan önce taşeron firmadan istifa ederek ayrıldığını, istifa nedeniyle davacının taşeron firmada dahi doğmamış bir hakkı müvekili Şirketten bunca yıl sonra talep edemeyeceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının son alt işveren ... adlı işyerinden ayrıldıktan bir gün sonra 25.06.2003 tarihinde davalı asıl işverenin işçisi olarak çalışmaya devam ettiği, davacının asıl işveren işçisi olarak çalışmaya başlamasıyla davacının istifa dilekçesi ile işinden değil işvereninden ayrıldığının kabulü gerektiği, davacının taraf beyanlarında geçen istifasını verirken maddi anlamda olmasa bile manevi olarak zorlandığı için istifa dilekçesinin gerçek istifa iradesini yansıtmadığı, davacının istifa ile işinden ayrılmayıp aynı işi bu kez asıl işveren işçisi olarak yapmaya devam ettiği, bu durum son alt işverenle asıl işveren ve işçi arasında iş sözleşmesinin devrine dair anlaşma sayılarak davacı tarafından verildiği beyan edilen istifa dilekçesinin geçerli sayılmadığı, yıllık izin alacağının fesihle muaccel hâle geleceği, işyeri devri hâlinde ortada fesih olmayacağından yıllık izin alacağı da talep edilemeyeceği, davacının yıllık izin ücreti alacağının iş sözleşmesinin feshinde 4857 sayılı İş Kanunu'nda (4857 sayılı Kanun) lehe hükümler içeren toplu iş sözleşmesi ve Aylık Ücretli Personel Yönetmeliği çerçevesinde oluşan işveren uygulamasına göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kab...