Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.12.2017 tarih ve 2017/132 E. - 2017/575 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.10.2020 tarih ve 2019/456 E. - 2020/840 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının ALBENİ markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin 2015/45132 başvuru numaralı ALBİNA ibareli markanın 30 ve 35. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler için adına tescil...
11. Hukuk Dairesi 2021/164 E. , 2022/3794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.12.2017 tarih ve 2017/132 E. - 2017/575 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.10.2020 tarih ve 2019/456 E. - 2020/840 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının ALBENİ markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin 2015/45132 başvuru numaralı ALBİNA ibareli markanın 30 ve 35. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler için adına tescil başvurusunda bulunduğunu, bu markanın tüm mal ve hizmetler için yayınlanmasına karar verildiğini, davacının marka yayınına itiraz ettiğini, ancak davacının itirazın TPMK MDB tarafından reddine ve YİDK kararıyla da itirazın reddine karar verildiğini, ancak başvuru konusu marka ile redde mesnet markanın harflerinin aynı olduğunu, görüntü itibariyle karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, davacının ALBENİ markalarının tanınmış marka olduğunu, 556 sayılı KHK'nın 8/1,b ve 4. maddeleri uyarınca markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu belirterek 09.02.2017 gün ve 2017-M-980 sayılı YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep edilmiştir. Davalı TPMK vekili, markaların görsel, işitsel, anlamsal olarak bıraktıkları izlenim itibariyle ayırt edilemiyecek kadar benzer olmadıklarını, 556 sayılı KHK'nın md. 8/4 uyarınca haksız bir yarar sağlama, markanın itibarının zarara uğraması, ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi durumların olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı şirketi vekili, davalının un üretimi yaptığını, unlu mamüller ürettiğini, Albina ibaresinin Çerkes kökenli bir kelime olduğunu, Kafkasya'da bir nehir adı olduğunu, markaların alakasız olduğunu, davalının kötü niyetinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, markaların arasında 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında ve 9/1/(b) anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının ALBENİ ibareli markasının m.8/4 anlamında tanınmışlık kaydının TPMK sicilinde yer aldığı, fakat taraf markaların benzer olarak değerlendirilmediğinden, davalı markasının davalı markalarından haksız bir yarar sağlayacağı, davacı markasının itibarına zarar vereceği, davacı markasının ayırt edici karakterini zedeleyeceği yönünde bir kanaat oluşmadığı, 556 s.KHKnın 8/4.m uygulamasının yerinde olmadığı, bu nedenle YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın...