Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; adına kayıtlı Edirne İli ... İlçesi İspat Cami Mahallesi Gökbayır mevkiinde bulunan 509 Ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında bulanan vakıf şerhinin kaldırılması için 14/01/2008 tarihinde davalı idareye ihtirazı kayıtla taviz bedeli olarak 26.936,00 TL ödediğini, vakıf şerhinin tapu kaydına yolsuz olarak tescil edildiğini ileri sürerek; davalı idareye haksız olarak ödediği taviz bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın...
3. Hukuk Dairesi 2022/2084 E. , 2022/4835 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ VEK. AV. ...
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; adına kayıtlı Edirne İli ... İlçesi İspat Cami Mahallesi Gökbayır mevkiinde bulunan 509 Ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında bulanan vakıf şerhinin kaldırılması için 14/01/2008 tarihinde davalı idareye ihtirazı kayıtla taviz bedeli olarak 26.936,00 TL ödediğini, vakıf şerhinin tapu kaydına yolsuz olarak tescil edildiğini ileri sürerek; davalı idareye haksız olarak ödediği taviz bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine; Dairece verilen 19/09/2013 tarihli ve 2013/9837 E. 2013/12953 K. sayılı kararla; vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, buna bağlı olarak taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması gerektiği, bu sebeple taşınmaza ait kök tapu kaydının ilk tesisinde itibaren tüm tedavülü ile getirtilerek, dosyada bulunan ferman ve ilmuhaberde taşınmazın yer alıp almadığı araştırılarak, bu konuda uzman üniversite öğretim üyeleri arasından bilirkişi kurulu oluşturularak keşif de yapılmak suretiyle bilirkişi raporu alınarak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, bozulmuştur. Mahkemece; bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine; Dairece verilen 05/11/2018 tarihli ve 2018/4136 E. 2018/11041 K. sayılı kararla; fen ve ziraat mühendisi bilirkişilerin katılımıyla taşınmaz mahallinde keşif yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alındığı ancak bilirkişilerin araziye paftayı uygulamakla yetindiği ve taşınmazın ilk evveliyatına dair coğrafi ve hukuki durumunun değerlendirilmediği; sonrasında talimat yoluyla uzman bilirkişilerden alınan raporun ise dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlandığı, vakfın türünün ve dava konusu taşınmazın vakfın kapsamında olup olmadığı hususunun bilimsel verilere uygun olarak açıklanmadığı; bununla beraber, bilirkişi veya bilirkişilerin tarafsızlığının asıl olup, bilirkişi heyetinde yer alan Vakıflardan Sorumlu Devlet Bakanlığı danışmanının davalı idare nezdinde görevinin devam edip etmediği hususunun da mahkemece araştırılmadığı ve raporun bu hali ile taraf ve Yargıtay denetimine açık olmadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli olmadığı, bu sebeple dosya arasında bulunan davaya konu taşınmaz tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm dayanakları, vakıf durumunu gösterir kayıtlar ...