Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/46 · K. 2022/3932
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/46 K. 2022/3932

E. 2021/46K. 2022/393223 Mayıs 2022
bilirkişi raporuhisse devir sözleşmesibedel tahsilisatış sözleşmesiyasal sürezamanaşımı itirazı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.03.2018 tarih ve 2015/447 E- 2018/170 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.10.2020 tarih ve 2019/585 E- 2020/967 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin Sakarya, Kocaeli, Bolu ve Düzce illerini kapsayan bir bölgede elektrik dağıtım hizmetleri veren bir kuruluş olduğunu, taraflar arasında 24.07.2006 tarihinde imzalanmış olan...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/46 E. , 2022/3932 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.03.2018 tarih ve 2015/447 E- 2018/170 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.10.2020 tarih ve 2019/585 E- 2020/967 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin Sakarya, Kocaeli, Bolu ve Düzce illerini kapsayan bir bölgede elektrik dağıtım hizmetleri veren bir kuruluş olduğunu, taraflar arasında 24.07.2006 tarihinde imzalanmış olan işletme hakkı devir sözleşmesi gereğince davacı şirket dağıtım tesislerinin işletme hakkına sahip olmakla ve mülkiyeti halen TEDAŞa ait olmakla birlikte faaliyetin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü döneme ait her türlü mali sorumluluğun TEDAŞa olacağının her iki tarafça da kabul edildiğini, ormanlık alanlardan geçen elektrik nakil hatlarının 1999 ile 2011 yılları arası orman izin bedellerinin eksik ödendiğinden bahisle Orman Genel Müdürlüğü tarafından davacı SEDAŞ ve davalı TEDAŞ aleyhine davalar ikame edildiğini, bu davaların yargılamaları sonucunda uyuşmazlık konusu izin bedellerinin davacı şirket tarafından ödendiğini, bu davalardan bir kısmı için davacı tarafından yapılan ödemelerin dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemlere ilişkin olması nedeniyle davalının sorumluluğunda bulunan dönemlere ilişkin olarak Gerede Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/285 Esas sayılı dosyası nedeniyle 13.430,00 TL, Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/398 Esas sayılı dosyası nedeniyle 19.245,96 TL, Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/333 Esas sayılı dosyası ile 239.678,95 TL, Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/227 Esas sayılı dosyası ile 185.087,92 TL, Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/320 Esas sayılı dosyası ile 922,24 TL olmak üzere toplam 458.365,07 TLnin davacı şirket tarafından ödendiğini, bu bedelin davalıdan talep edilmesine rağmen sadece bir kısmının taraflarına ödendiğini ileri sürerek 223.050,64 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının aynı alacak için daha önceden açılmış dava olma ihtimali bulunduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını, aynı konuda verilmiş kesin hüküm olması durumunda ise kesin hüküm itirazında bulunduklarını, ayrıca TBK 73. maddesine göre rücu davalarının 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup zamanaşımının dolduğunu, dava konusu alacağa dayanak gösterilen dava ve icra dosyaları davalı kurum kayıt...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 146

I. On yıllık zamanaşımı

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 73

II. Rücu isteminde

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/63 · K. 2022/3793

12 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/195 · K. 2022/3947

24 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/73 · K. 2022/4131

26 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/78 · K. 2022/4048

25 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/66 · K. 2022/4206

30 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/203 · K. 2022/4292

1 Haziran 2022