Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.02.2020 tarih ve 2019/441 E. - 2020/90 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2020/1363 E. - 2020/1012 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/29862 sayılı dosyasıyla soruşturma başlatıldığını, akabinde davacının ortağı ve yöneticisi olduğu davalı şirkete İzmir 4. Sulh Ceza...
11. Hukuk Dairesi 2020/8113 E. , 2022/3949 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.02.2020 tarih ve 2019/441 E. - 2020/90 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2020/1363 E. - 2020/1012 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/29862 sayılı dosyasıyla soruşturma başlatıldığını, akabinde davacının ortağı ve yöneticisi olduğu davalı şirkete İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3664 Değişik İş sayılı 29.09.2016 tarihli kararı ile kayyım atanmasına karar verildiğini, 29.09.2016 tarihinden itibaren TMSF tarafından görevlendirilen kayyım heyetinin şirketi yönettiğini, 3 yıla yakın bir süredir ortaklara paylaştırılması ve iadesi gereken hiçbir maddi karşılığın ödenmediğini, davacının mal varlığının müsadere edilmediğini, şirketin mülkiyetinin halen davacıda olduğunu, mülkiyet hakkının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokol ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35. maddesi ile mutlak koruma altında olduğunu, ayrıca Sulh Ceza Hakimliği kararında ve dosyasında şirket mal varlığının suç icrası ile elde edildiği ya da suça konu olduğuna ilişkin hiçbir delil ve olgu bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı şirkete kayyım atandığı 29.09.2016 tarihinden itibaren doğan ve şirket hesaplarında yapılacak inceleme sonucunda belirlenecek kâr payı alacağı, kazanç payı, huzur hakkı, maaş alacağı bedeli olarak her bir alacak kalemleri için şirket kayıtları ile tespit edilecek muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte şimdilik 20.000,00 TLnin ve dava tarihinden itibaren işleyecek her ay için 10.000,00 TL maaşın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının huzur hakkı talep edebilmesi için yönetim kurulu üyesi, maaş talebi için ise şirketin sözleşmeli çalışanı olması gerektiğini, davacı, şirket yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi, çalışanı da olmadığından bu kalemler yönünden davacının taraf sıfatının bulunmadığı, TTK'nın 507 (1) maddesi uyarınca kâr dağıtımına ortaklar kurulu veya genel kurul tarafından karar verilebileceği, 674 sayılı KHK ve bir kısım hükümler eklenmesine karar verilen 694 sayılı KHK gereğince, yönetimine TMSFnin kayyum olarak atandığı şirketlerin genel kurul yetkilerinin 674 sayılı KHK ve 694 sayılı KHK gereğince TMSFye verildiğini, Fon Kurulu tarafından kar dağıtımı yönünde alınan herhan...