Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.05.2019 tarih ve 2014/632 E. - 2019/660 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.06.2020 tarih ve 2019/2524 E. - 2020/460 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı Nevzat Kuyumculuk Tekstil İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 01/09/2010 tarihli 150.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesinde davacının müşterek/müteselsil...
11. Hukuk Dairesi 2020/7690 E. , 2022/3105 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.05.2019 tarih ve 2014/632 E. - 2019/660 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.06.2020 tarih ve 2019/2524 E. - 2020/460 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı Nevzat Kuyumculuk Tekstil İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 01/09/2010 tarihli 150.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesinde davacının müşterek/müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu ancak söz konusu kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin kapatıldığını, bu sözleşmeden sonra dava dışı şirket ile davalı banka arasında 25/05/2012 tarihli 1.000.000.-TL bedelli kredi sözleşmesi imzalandığını, o sözleşmede ve sonraki tarihli diğer sözleşmelerde davacının kefalet imzasının bulunmadığını, 1.000.000.-TL bedelli kredi sözleşmesinde kefalet imzası bulunan kefiller ile birlikte kendisi hakkında 150.000.-TL kefalet limiti ile sınırlı olarak icra takibi başlatıldığını, imzalamış olduğu kredi sözleşmesinin kapatılmış olması nedeniyle kefalet sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek davacının kredi sözleşmelerinden ve icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile müvekkil banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin süresiz olduğunu, sözleşme limiti dahilinde borçlu şirkete kredi kullandırılmasının mümkün olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, toplanan deliller, dosya kapsamı ve benimsenen 13.02.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının icra takibine konu 01.09.2010, 25.05.2012 ve 04.07.2012 tarihli sözleşmelerden sadece 01/09/2010 tarihli genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı, 13.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacının kefalet imzasına dayalı genel kredi sözleşmesine istinaden dost hesap üzerinden, rotatif ve taksitli kobi kredileri kullandırıldığı, keşideli çek karnesi verildiği, kullandırılan rotatif ve taksitli Kobi kredilerin tamamen tahsil ve tasfiye olunduğu belirtildiğinden, diğer bilirkişi raporlarındaki, sonraki tarihli kredi sözleşmelerinin ilk kredi sözleşmesinin devamı olduğu yönündeki tespitlere itibar edilmediği, davacının kefalet imzasının bulunmadığı kredilerden sorumlu olmadığı, ilk kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin sadece 429,52 TLsinin ödenmediği...