Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.04.2017 tarih ve 2013/358 E. - 2017/405 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 23.01.2020 tarih ve 2017/1550 E. - 2020/37 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 17.05.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından...
11. Hukuk Dairesi 2020/6794 E. , 2022/4036 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.04.2017 tarih ve 2013/358 E. - 2017/405 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 23.01.2020 tarih ve 2017/1550 E. - 2020/37 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla,
duruşma için belirlenen 17.05.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Van 100. Yıl Üniversitesinde öğretim görevlisi olduğunu, davalılardan ...'dan Kasım 2006 tarihinde bir araç alımı sırasında satış sözleşmesi imzalandığını, bu davalı ile araç alım satımı vesilesiyle tanıştığını ve daha sonra evlendiğini, bir yıl sonra açtığı boşanma davası sonucunda müvekkili lehine tazminata hükmedildiğini, ancak bu sırada davalı ...'ın lehtar ve diğer davalının ciranta olduğu bir senedin takibe konu edildiğini, bu senedin sahte olduğunu, evlenmeden önce davalı ...'a imzaladığı satış sözleşmesinin altından koparılan bir senet olduğunu, senet tanzim tarihinin 2011 yılı olmasına ve bedelin TL olarak düzenlenmesi gerekmesine rağmen, para bedelinin YTL olarak gösterildiğini, davalı ...'ın o tarihte soy isminin Gündürü olmasına rağmen, ... olarak belirtildiğini, bu şekilde sahte olarak düzenlenen ve bedelsiz bulunan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf, cevap dilekçesi vermemiş, yargılamalardaki beyanlarında davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; senetteki keşideci imzasının davacı ...'nun eli ürünü olduğu, yine raporda takip konusu senedin ebatlarının normal senetlere nazaran daha küçük olduğu, üst kısımında perfore deliklerinin bulunduğu, senedin bir sözleşme veya başka bir belgeden koparılmış olabileceği, senedin tanzim tarihi olan 05/01/2011 tarihi itibariyle senette alacaklı olarak görülen ...'ın soyadının Gündürü olduğu, davalı ...'ın soyadının mahkemenin 03/02/2011 tarihli kararı ile ... olarak düzeltildiği, senedin tanzim tarihi itibariyle Hasan'ın kayıtlı soyadının Gündürü olduğu, senedin YTL olarak düzenlenmiş olduğu ancak 2011 yılı itibariyle YTL ibaresinin kullanımda bulunmadığı...