Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/8105 · K. 2022/3154
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8105 K. 2022/3154

E. 2020/8105K. 2022/315419 Nisan 2022
kâr payıhuzur hakkımüsadereiadekayyım atanmasıyerleşim yerimülkiyet hakkıvesayet
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.02.2020 tarih ve 2019/437 E- 2020/87 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2020/1368 E- 2020/1011 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/29862 numaralı dosyasında soruşturma başlatıldığını, akabinde davacının ortağı ve yöneticisi olduğu davalı şirkete İzmir 4.Sulh Ceza...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2020/8105 E. , 2022/3154 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.02.2020 tarih ve 2019/437 E- 2020/87 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2020/1368 E- 2020/1011 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/29862 numaralı dosyasında soruşturma başlatıldığını, akabinde davacının ortağı ve yöneticisi olduğu davalı şirkete İzmir 4.Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3664 Değişik İş sayılı 29.09.2016 tarihli kararı ile kayyım atanmasına karar verildiğini, karar sonrasında şirketin yönetiminin TMSF tarafından görevlendirilen kayyım heyeti tarafından yapıldığını, kayyımın olağan görevlerinden birinin de şirket ortaklarının alacaklarının tesisi olduğunu, şirketin 29.09.2016 tarihinden itibaren kayyım heyeti tarafından yönetilmekte olup 3 yıla yakın bir süredir ortaklara paylaştırılması ve iadesi gereken hiçbir maddi karşılığın ödenmediğini, davacının mal varlığının müsadere edilmediğini, şirketin mülkiyetinin halen davacıda olduğunu, mülkiyet hakkının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Prokol ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35. maddesi ile mutlak koruma altında olduğunu, ayrıca Sulh Ceza Hakimliği kararında ve dosyasında şirket mal varlığının suç icrası ile elde edildiği ya da suça konu olduğuna ilişkin hiçbir delil ve olgu bulunmadığını, mülkiyet hakkına ve özel teşebbüse yasa ile getirilecek sınırlamaların Anayasa'nın 13. maddesine uygun şekilde düzenlenmesi ve kayyım yönteminin tatbikinde Anayasa ile kişiye sağlanan güvencelerin dikkate alınması ile malvarlığı üzerine genel elkoyma ile müsaderenin yasak olduğunun unutulmaması gerektiğini, şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasının davacının şirketin malvarlığından yararlanamayacağı anlamına gelmediği gibi davacıya makul bir maaş ve diğer alacaklarının ödenmesinin gerektiğini, aksi yönde bir mevzuat yada içtihat bulunmadığını, kayyım atanması işleminin yasal dayanağı olan CMK m. 133 ile 6758 sayılı Kanunu m. 19 ve 17 Ocak 2017 tarihli Resmî Gazete Yayımlanan m. 19. maddenin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esasları Belirleyen Tebliğde haklarında henüz müsaderesine karar verilmemiş yada tasfiye edilmemiş şirketlerin hissedarlarının geçimlerine dair bir düzenlemenin mevcut olmadığını, bu nedenle başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa olmak üzere genel hükümler gözetilerek bir çözüm bulunması gerektiğini, Türk Medeni Kanunu'nun...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 19

Davanın nakli ve duruşmanın başka yerde yapılması1

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 133

III. Akıl hastalığı

OtomatikKanun

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 133

Şirket yönetimi için kayyım tayini

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8188 · K. 2022/3950

24 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7398 · K. 2022/2648

31 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7389 · K. 2022/3165

19 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8113 · K. 2022/3949

24 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/6363 · K. 2022/3454

26 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5550 · K. 2022/2634

31 Mart 2022