Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 899 ada, 43 parsel sayılı 5616 m² ve 899 ada 41 parsel sayılı 22.030,00 m² miktarlı taşınmazların yörede 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sonucunda hisseli olarak dava...
5. Hukuk Dairesi 2021/8362 E. , 2022/9499 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R -
Dava, mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 899 ada, 43 parsel sayılı 5616 m² ve 899 ada 41 parsel sayılı 22.030,00 m² miktarlı taşınmazların yörede 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sonucunda hisseli olarak dava dışı gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiği, taşınmazların değişik tarihlerde intikal ve satış işlemleri gördüğü, davacının 22.12.1993 günü taşınmazları satın aldığı, 41 parsel sayılı taşınmazın 10250 m²'lik kısmının, 43 parsel sayılı taşınmazın ise 1793 m²'lik kısmının Devlet ormanı sınırları içinde kaldığı ve taşınmazların satılamayacağı hususlarının 16.11.1995 günlü işlem ile tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edildiği, davacının 25.12.1998 günlü dilekçe ile Orman Yönetimi ve Orman Bakanlığı aleyhine açtığı orman tahdidine itiraz davasının yargılaması sonunda Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/9161 E. - 2003/218 K. sayılı dosyasında dava konusu taşınmazların 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında 41 parselin 10250 m², 43 parselin ise 1793 m²'lik bölümünün orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, hükmün davacı yanca temyizi üzerine taşınmazların kısmen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, orman kadastrosu sonrasında yörede 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında bu durumun gözönünde bulundurulmamış olmasının ve davacının orman olan yeri satın almasının yararına hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesi ile Dairece 28.01.2003 günü onandığı, davacı yanın kararın düzeltilmesine ilişkin isteminin ise 22.09.2003 günü reddedildiği, eldeki davanın 14.01.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1- Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. 4271 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca açılan davalarda değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanan Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endeksler...