Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.06.2018 tarih ve 2017/233 E- 2018/226 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2018/1985 E- 2020/149 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kendine has çizgilerle tasarladığı ve ürettiği mobilyaların 2016/05932 no'lu tasarım tescili belgesi ile korunduğunu, müvekkili ile davalı şirketin mağazalarının çok...
11. Hukuk Dairesi 2020/1455 E. , 2022/4194 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.06.2018 tarih ve 2017/233 E- 2018/226 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.02.2020 tarih ve 2018/1985 E- 2020/149 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kendine has çizgilerle tasarladığı ve ürettiği mobilyaların 2016/05932 no'lu tasarım tescili belgesi ile korunduğunu, müvekkili ile davalı şirketin mağazalarının çok yakın olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin ürünlerinin aynısının üretim ve satışının yapıldığını Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/21 D. iş dosyası ile tespit edildiğini ileri sürerek, tescilli tasarım hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, şimdilik 1.000.-TL maddi, 50.000.-TL manevi tazminatın, zararın tespit tarihi olan 30.05.2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikten davalıdan tahsilini talep etmiş, 31.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 10.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin ürünleri üretmediğini, sadece satış yaptığını, ürünlerin davacı tasarımına benzediğini bilebilecek durumda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, davacıya ait 2016/05932 sayılı tescile konu ürünlerle ayniyete yakın derecede benzerlik gösterdiği, davacıya ait tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 02.09.2016 tarihinin davalının fiili kullanımını dayandırdığı tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 09.12.2016 tarihine göre 3 ay öncesine ait olduğu, 6769 sayılı SMKnın 155. maddesi uyarınca marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma olarak ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına 2016/05932 tescil sayılı tasarım hakkına tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 625,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerin...