Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/10472 · K. 2022/4421
Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/10472 K. 2022/4421

E. 2021/10472K. 2022/44212 Haziran 2022
muvazaatapu iptali ve tesciltapu iptalihak düşürücü sürekadastro tespitimuris muvazaasıkayyım tayinimiras payıilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıiptal davasıintifa hakkıistinaf yolu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, mirasbırakan babası 1995 yılında vefat edince, babaları adına kayıtlı bulunan 600 dönüme yakın taşınmazlardaki dava dışı kız kardeşlerinin miras pay ve haklarının parasal değerlerini ödeyerek (çok büyük miktarını kendisinin ödediğini) taşınmazların kendisi ve davalı kardeşi Namık Kemal'e kalması hususunda anlaştıklarını, davalı ...'in, yurt dışında olmasından istifade...

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2021/10472 E. , 2022/4421 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ: GÜLŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, mirasbırakan babası 1995 yılında vefat edince, babaları adına kayıtlı bulunan 600 dönüme yakın taşınmazlardaki dava dışı kız kardeşlerinin miras pay ve haklarının parasal değerlerini ödeyerek (çok büyük miktarını kendisinin ödediğini) taşınmazların kendisi ve davalı kardeşi Namık Kemal'e kalması hususunda anlaştıklarını, davalı ...'in, yurt dışında olmasından istifade ederek müşterek olunması gereken taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini, sonra da taşınmazların muvazaalı olarak oğlu olan diğer davalı ...'a devredildiğini, durumdan haberdar olunca müdahale ettiğini ve dava konusu taşınmaz dışındaki diğer taşınmazları aralarında pay ettiklerini, davalıların, davaya konu taşınmaz üzerinde Petrol Ofisi A.Ş'nin intifa hakkı bulunduğunu, kaldırmak için çaba sarf ettiklerini ve kaldırdıklarında dava konusu olan 1710 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını da devredeceklerini beyan ettiklerini, ancak geçen zaman içinde bunu yapmadıklarını, taşınmaz üzerinde kendisi tarafından yapılan mesken bulunduğunu, davalıların hakkı olan payını devretmekten kaçındıklarını ileri sürerek, fazla ödemeden kaynaklanan talep mahfuz kalmak kaydı ile, babasından intikal dava konusu taşınmazın 1/2 payının tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar, taşınmazların devrini öğrenen davacının dava konusu taşınmaz dışındaki diğer taşınmazlardan payını alırken dava konusu taşınmazdan pay almamasının ve bugüne kadar da beklemesinin, davacının ve diğerlerinin rızasına binaen taşınmazın davalı ... adına tespit ve tescil edildiğine karine olduğunu, davacı ve davalı ...'in babaları öldükten bir yıl sonra taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmaları yapıldığını, dava konusu taşınmazın davacı ve diğer paydaşlar tarafından davalıya verildiğinden tescile itiraz edilmediğini, 1996 yılında kadastro çalışmalarının tamamlandığını, davanın 10 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığını, davalı ...'un ise babası olan diğer davalı ...'in borcunu ödediğini ve bunun karşılığında taşınmazın davalı ...'a devredildiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlar, yargılama sırasında davalı ...'in kısıtlanmasına karar verilerek işbu davada temsil edilmek üzere kayyım tayin edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28/05/2...

Benzer Kararlar

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/10440 · K. 2022/4049

23 Mayıs 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4541 · K. 2022/3607

28 Nisan 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/5041 · K. 2022/6749

17 Ekim 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/10363 · K. 2022/4096

25 Mayıs 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/10199 · K. 2022/4061

23 Mayıs 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/10412 · K. 2022/4101

25 Mayıs 2022