Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/331 · K. 2022/4384
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/331 K. 2022/4384

E. 2021/331K. 2022/43842 Haziran 2022
icra takibiicra takibinin iptaliistinaf yoluistirdatkira sözleşmesimenfi tespittakibin iptaliiadetaşınmaz devri
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.10.2017 tarih ve 2016/130 E- 2017/593 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.10.2020 tarih ve 2019/1904 E- 2020/1236 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davacının 2007 yılında maddi sıkıntıya düştüğünü, davalı şirket yetkilisi ...'un teklifiyle içinde bulunduğu maddi sıkıntıdan kurtulmak için, maliki bulunduğu 703 ada, 9 parselde kayıtlı apartmanını davalı ...'a borçlarının tamamını kapatıncaya kadar geçici olarak devrettiğini, taşınmaz üzerinden davalının 750.000,00 TL kredi çektiğini, 500.000,00 TL'sinin o tarihte davacının...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/331 E. , 2022/4384 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.10.2017 tarih ve 2016/130 E- 2017/593 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.10.2020 tarih ve 2019/1904 E- 2020/1236 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davacının 2007 yılında maddi sıkıntıya düştüğünü, davalı şirket yetkilisi ...'un teklifiyle içinde bulunduğu maddi sıkıntıdan kurtulmak için, maliki bulunduğu 703 ada, 9 parselde kayıtlı apartmanını davalı ...'a borçlarının tamamını kapatıncaya kadar geçici olarak devrettiğini, taşınmaz üzerinden davalının 750.000,00 TL kredi çektiğini, 500.000,00 TL'sinin o tarihte davacının davalı şirkete olan borcuna mahsup edildiğini, 250.000,00 TL'si ile de davacının piyasaya olan borçlarının ödendiğini, davacının taşınmaz üzerinden çekilen kredinin taksitlerini, kira sözleşmesi gereği ödemesi gereken kiraları ve davalı şirkete olan borçlarını düzenli olarak davalı şirketin hesaplarına göndermiş olduğunu, yüklü miktarda ödemeler yaptığını, çekilen kredi ödemelerinin davacı tarafından tamamlandıktan sonra da taşınmazın teminat olarak davalı ...'un üzerinde kalmaya devam ettiğini, son olarak taşınmaza ilişkin 25/01/2012 tarihinde taraflar arasında bir protokol imzalandığını, taşınmazın teminat mahiyetinde davalı ... uhdesinde olduğunun teyidiyle belli şartlar altında taşınmaz devrinin yapılacağı hususunun imza altına alındığını, davalı şirketin Antalya 5. İcra Müdürlüğünün 2014/197-198-33 E, Antalya 8. İcra Müdürlüğünün 2013/12599 E sayılı dosyalarından icra takipleri başlattığını, ancak borç olmadığını ileri sürerek, davacının davalı tarafa hiçbir borcunun olmadığının tespitini, davacı aleyhine yapılan haksız icra takiplerinin iptalini ve teminat olarak davalıya devri yapılan taşınmazın iadesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 04/05/2016 tarihinde 21/03/2014 tarihli sulh sözleşmesini dosyaya sunmuş, talebini 415.250,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, tarafların mahkeme dışında sulh oldukları, sulh sözleşmesine göre bir kısım edimleri yerine getirdikleri, ancak protokole göre yerine getirilemeyen edim için yeniden ihtilaf yaşadıkları, davanın da sulh sözleşmesine göre ıslah edildiğinin görüldüğü, tarafların aralarında imzaladıkları protokole göre karar verilmesi yönünde bir taleplerinin olmadığı, yine irade bozukluğu yada aşırı yararlanma hallerinin varlığı iddiası ile sulhün iptali talebi de bulunmadığı gerekçesiyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvuru...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 348

Katılma yolu ile başvurma

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2109 · K. 2022/6468

29 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/376 · K. 2022/4368

2 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/435 · K. 2022/4633

8 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/4453 · K. 2022/2757

4 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/407 · K. 2022/4483

6 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5477 · K. 2022/2637

31 Mart 2022