Taraflar arasında görülen kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istekli davada bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davalı Hazine, ..., ... ve müdahil ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, kendisinin de paydaşı olduğu 149 ada 14 parsel sayılı taşınmaz ile murisi adına tespit gören 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazların batısında kalan ve kadastro çalışmaları sırasında köy yolu olarak tescil harici bırakılan alanın aslında köy yolu olmadığını, murislerinin tapuları kapsamında kaldığını, öte yandan tapu kaydı kapsamları içinde kalmasa dahi çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde iktisap koşullarının lehine gerçekleştiğini belirterek, çekişmeli taşınmaz bölümünün 149 ada...
1. Hukuk Dairesi 2021/4662 E. , 2022/4567 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVALILAR : HAZİNE V.D.
Taraflar arasında görülen kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istekli davada bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davalı Hazine, ..., ... ve müdahil ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, kendisinin de paydaşı olduğu 149 ada 14 parsel sayılı taşınmaz ile murisi adına tespit gören 149 ada 13 parsel sayılı taşınmazların batısında kalan ve kadastro çalışmaları sırasında köy yolu olarak tescil harici bırakılan alanın aslında köy yolu olmadığını, murislerinin tapuları kapsamında kaldığını, öte yandan tapu kaydı kapsamları içinde kalmasa dahi çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde iktisap koşullarının lehine gerçekleştiğini belirterek, çekişmeli taşınmaz bölümünün 149 ada 13 ve 14 no.lu parsellere eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ve müdahil ... yargılama esnasında verdikleri cevaplarla, dava konusu taşınmazın kamunun menfaatine bırakılmış yerlerden olduğunu bu nedenle kişiler adına tescilinin mümkün olmadığını aksi düşünülse dahi davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını, dava konusu yerin köy yolu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.06.2014 tarihli ve 2006/151 Esas, 2014/337 Karar sayılı kararıyla, paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle tespit harici bırakılan ve fen bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen 74,51 metrekare yüzölçümündeki dava konusu taşınmazın tescili istemi ile kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak açılan davanın makul sürenin geçmesinden sonra açılması, tespit sonrasında ise davacının zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Bozma Kararı Hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.01.2016 tarihli, 2015/151 Esas, 2016/218 Karar sayılı ilamıyla; 6360 sayılı Yasa uyarınca taraf teşkilinin sağlanması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra davacının tapu kaydına da dayandığı göz önüne alınarak tarafların iddia ve savunmalara ilişkin delilleri toplanıp işin esasına ilişkin araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesiyle bozma yapılmıştır. 3. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 15.10.2019 tarihli ve 2016/215 Esas, 2019/356 Karar sayılı kararıyla, davaya konu olan yerlerin yol olarak kullanılmasının mümkün olmadığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından davaya konu olan ve kadastro tespitinde yol olarak bırakılan iş bu taşınmazların kadimden beridir davacı ve murisleri tarafından kullanıldığı,...