Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.02.2017 tarih ve 2014/267 E. - 2017/53 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.11.2020 tarih ve 2017/6205 E. - 2020/2045 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin LPG dağıtım lisansı sahibi olduğunu, davacının ise davalıdan lisans alarak bayilik yapan bayi olduğunu, tarafların arasında 22.09.2012 tarihli LPG ile çalışan karayolu...
11. Hukuk Dairesi 2021/669 E. , 2022/4719 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.02.2017 tarih ve 2014/267 E. - 2017/53 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.11.2020 tarih ve 2017/6205 E. - 2020/2045 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin LPG dağıtım lisansı sahibi olduğunu, davacının ise davalıdan lisans alarak bayilik yapan bayi olduğunu, tarafların arasında 22.09.2012 tarihli LPG ile çalışan karayolu taşıtları için ikmal istasyonu bayilik sözleşmesinin ve aynı tarihli ek protokolün imzalandığını, ancak sözleşmenin 13 ve 29. maddelerinin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, bu nedenle geçersiz olduklarını, ayrıca 5307 sayılı kanunun 4. maddesine aykırı olarak davacıya diğer bayilerden daha yüksek fiyat üzerinden gaz satıldığını, bu şekilde haksız rekabete maruz kaldığını, müşteri kaybettiğini ve maddi zarara uğradığını, farklı fiyat politikaların ticari defterlerle sabit olduğunu, davacının maddi ve manevi kayba uğradığını, fakat uğranılan zararın tam olarak tespit edilemediğini, bu nedenle kısmi talepte bulunduklarını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak sözleşmedeki genel işlem şartı niteliğindeki hükümlerin yazılmamış sayılması ve kesin hükümsüz olduğunun tespitine, TTK 56. maddesi uyarınca davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile farklı fiyat uygulamasına son verilerek haksız rekabetin önlenmesine, HMK 107 ve 109. Maddeleri uyarınca maddi zararın tespiti ile şimdilik 20.000.- TL maddi zararın ticari faizi ile birlikte ve 20.000.- TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile bayilik sözleşmesinin imzalandığını, davalının bayilerle tip sözleşmeleri yaptığını, genel işlem şartlarının yazılmamış sayılması için belirli koşulların olduğunu ve bu koşulların gerçekleşmediğini, davalının davacıdan belirtilen hükümlerdeki tavan fiyatları istemesinin kanundan kaynaklandığını, davacının bu tavan fiyat altında istediği fiyata LPG satabileceğini, fiyatlandırma ve anlaşmaların bayinin ticari gücüne göre değiştiğini, serbest piyasa ekonomisinin bunu gerektirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu sözleşmenin EPDK mevzuatı kapsamında belirlenen tip sözleşme olduğu, yasal zorunluluk kapsamında düzenlenen tip sözleşmenin iptali gereken herhangi bir yönünün bulunmadığı, söz konusu sözleşme ilişkisi çer...