Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi-yıkım ve alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına dair verilen karara Mahkemece uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen kabulüne ilişkin karar, süresi içinde davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı Hazine, maliki olduğu zindan vasıflı 736 sayılı parselin 1. derecede arkeolojik sit alanında kaldığını ileri sürerek, davalıların elatmasının önlenmesi ve muhdesatın yıkımına karar verilmesini istemiş, birleştirilen dava yönünden karşı tarafın iyiniyetli olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. II. CEVAP Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar,...
1. Hukuk Dairesi 2022/2890 E. , 2022/4858 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi-yıkım ve alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına dair verilen karara Mahkemece uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen kabulüne ilişkin karar, süresi içinde davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı Hazine, maliki olduğu zindan vasıflı 736 sayılı parselin 1. derecede arkeolojik sit alanında kaldığını ileri sürerek, davalıların elatmasının önlenmesi ve muhdesatın yıkımına karar verilmesini istemiş, birleştirilen dava yönünden karşı tarafın iyiniyetli olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. II. CEVAP Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar, üzerinde evlerinin bulunduğu taşınmazın dedelerinden kaldığını ve uzun yıllardır zilyetliklerinin süregeldiğini belirterek davanın reddini savunmuşlar, birleştirilen 2010/420 Esas sayılı davalarında; muhdesat haklarının 1974 yılında tapulama ile tescil edildiğini, asıl davada yıkım kararı verilmesi halinde muhdesat bedeli olarak şimdilik 10.000 TL'nin Hazineden tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, taşınmaza, davalılar lehine 1974 yılındaki kadastro sırasında muhdesat şerhi konulduğu, tespitten itibaren 10 yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1. TemyizYoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Dairenin 25.02.2009 tarihli ve 2009/897 E. 2009//2416 K. sayılı kararıyla; ...Somut olayda, Hazine mülkiyet hakkı sahibi olup, davalıların bu hakka karşı sahip oldukları kişisel haklarıyla karşı koymaları mümkün bulunmadığı gibi, taşınmazın vasfı itibariyle muhtesatın korunması gerekeceği ve taşınmazın kullanımı konusunda da davalılara bir hak bahşetmeyeceği de açıktır. Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddedilmesi isabetsizdir... gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur. 3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 05.06.2014 tarihli ve 2011/105 E. 2014/300 K. sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. 4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. 5. Bozma Kararı Dairenin 26.12.2016 tarihli ve 2014/18965 E. 2016//11423 K. sayılı kararıyla; ...Hemen belirmek gerekir ki, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca asıl davadaki elatmanın önlenmesi ve yıkım istekleri bakımından davanın kabul edilmiş olmasında bir ...