Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen miktar 99.186,31 TL olup bu miktarın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince, karar tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar bakımından kesinlik sınırı olan 107.090,00 TLnin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin...
9. Hukuk Dairesi 2022/7144 E. , 2022/8037 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 29. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 27. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen miktar 99.186,31 TL olup bu miktarın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince, karar tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar bakımından kesinlik sınırı olan 107.090,00 TLnin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankada 02.12.1996 tarihinde çalışmaya başladığını, en son kurumsal ve ticari bankacılık nezdinde iş yönetimi grup başkanı unvanı ile çalışmaktayken 28.09.2015 tarihinde zorla idari izne çıkarıldığını ve bu surette iş sözleşmesinin feshedildiğini, son brüt ücretinin 30.914,00 TL olduğunu, müvekkilinin grup başkanı sıfatıyla çalıştığını ancak organizasyon şemasına göre bir genel müdür yardımcısına ve Avrupa'da bir yöneticiye bağlı olarak çalıştığından üst düzey yönetici olmadığını, ayrıca çalışma saatlerinin davalı Banka tarafından belirlendiğini, davacının ortalama olarak haftanın 5 günü 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesinin feshinden önce her yıl mart ayında standart olarak bir önceki yıla ilişkin olmak üzere 3 brüt ücretini bir miktar aşacak şekilde prim aldığını, buna göre 2013 yılı çalışmalarına karşılık Mart 2014'te 108.906,25 TL, yine 2014 yılı çalışmaları bakımından Mart 2015'te 111.330,00 TL brüt prim ödemesi yapıldığını, davacının iş sözleşmesinin haksız feshedildiği 2015 yılına ait prim alacağından mahrum bırakıldığını, müvekkiline çalıştığı süre ile orantılı olarak prim ödenmesi gerektiğini, davacıya fesih sonrasında yıllık izin ücreti adı altında bir ödeme yapılmışsa da bu ödemenin eksik olduğunu iddia ederek prim, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 02.12.1996-01.10.2015 tarihleri arasında en son kurumsal bankacılık iş yönetimi grup başkanı unvanıyla çalıştığını, en brüt ücretinin 30...