Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış...
1. Ceza Dairesi 2022/5165 E. , 2022/5330 K.
"İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/293 E., 2021/146 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/499 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/16682 Esas, 2020/3461 Karar sayılı ilâmıyla; "a)Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre, sanık ile mağdur arasında çıkan ilk tartışmanın sonlanması ve sanığın olay yerinden ayrılmasını müteakip yaklaşık on beş dakika sonra ve üzerinde bıçak bulunduğu halde olay yerine tekrar gelerek mağduru dışarı çağırması ve taraflar arasında yeniden tartışma başlaması şeklinde gerçekleşen ve Adli Tıp Kurumu Düzce Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 02/02/2015 tarihli rapora göre, sternum alt ucunda 1-2 cm. solunda 2-3 cm.'lik bıçak kesisi bulunmakla, tarif edilen kesici delici alet yaralanmasının seyir özelliklerinin yukarından aşağıya ve soldan sağa doğru olduğu, kotu (kaburgayı) ve altındaki damar sinir paketini keserek diafragmayı geçip batın içine girdiği, organ kesisi yapmadan sonlanmakla hayati tehlike geçirmesine neden olduğu, ayrıca kaburga kemiğinde hafif (1) derecede kırık meydana getirdiğinin belirtildiği olayda, suçta kullanılan aracın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, meydana gelen yaralanmaların ağırlığı nazara alınarak, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olup olmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek...