Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.09.2017 tarih ve 2014/769 E- 2017/616 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.10.2020 tarih ve 2018/1072 E- 2020/1103 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili taraflar arasında bağıtlanan 22.12.2003 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalı acentesi olarak çalışmakta iken davalı tarafça 23.11.2010 tarihinde fesih...
11. Hukuk Dairesi 2021/404 E. , 2022/5157 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.09.2017 tarih ve 2014/769 E- 2017/616 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.10.2020 tarih ve 2018/1072 E- 2020/1103 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili taraflar arasında bağıtlanan 22.12.2003 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalı acentesi olarak çalışmakta iken davalı tarafça 23.11.2010 tarihinde fesih sebebi belirtilmeden sözleşmenin tek yanlı olarak fesholunduğunu, feshin haksız olduğunu, o nedenle fesih nedeniyle uğranılan zararların davalı tarafından karşılanması gerektiğini, sözleşmenin 44. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 23/15. maddesi gereğince usulsüz feshin tebliğ edildiği 21.12.2010 tarihine kadar müvekkilinin muhtemel poliçelerden prim komisyon alacağı bulunduğunu, davalının haksız ve kasıtlı davranışları nedeniyle itibarının zedelendiğini, sözleşme devamındaki çalışmaları gözeterek protföy tazminatı ödenmesi gerektiğini belirterek 241.897,76.-TL protföty tazminatı ile 92.936,56.-TL maddi tazminat toplamı olan 334.834,32.-TL'den iptal edilecek poliçelerden müvekkilinin davalıya kalacak borç tutarı olan 13.770,37.-TL'nin takas mahsubu sonucunda kalan 321.063,95.-TL'nin (50.000,00.-TL'lik kısmı manevi tazminat olarak) temerrüt tarihi olan 26.12.2010'dan itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, acentelik ilişkisinin davacının sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle ve sözleşmeden doğan hakka dayanılarak fesholunduğunu, acentenin hasar/prim oranının sürekli yüksek olduğunu, şirkete verdiği zararın sağladığı yarardan fazla olduğunu ve kusurlu davrandığını, denkleştirme (protföy) tazminatı talebinin yersiz olduğunu, zira TTK'nun 134/2. maddesindeki koşulların gerçekleşmediğini, Sigortacılık Kanunu 23/16. maddesindeki koşulların da somut olayda gerçekleşmediğini, şirkete sürekli sağlanan bir menfaatin bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 47. maddesi kapsamında fesih halinde portföy tazminatı istenemeyeceğini kaldıki, feshe kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, manevi tazminat isteminin de yersiz ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça "hasar/prim oranının yüksek olması" nedeniyle tek yanlı ...