Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.10.2019 tarih ve 2017/129 E- 2018/697 K. sayılı ek kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.10.2020 tarih ve 2020/665 E- 2020/1013 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı asil ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği...
11. Hukuk Dairesi 2020/8324 E. , 2022/5231 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.10.2019 tarih ve 2017/129 E- 2018/697 K. sayılı ek kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.10.2020 tarih ve 2020/665 E- 2020/1013 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı asil ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı şirketin acentesi olduğu sigorta şirketi lehine davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, verilen ipotek nedeniyle müvekkilinin davalıya ödeme tarihi açık olan 120.000,00 TL bedelli senet verdiğini, taraflar arasında ibraname düzenlenerek senedin hükümsüz hale getirildiğini, tarafların birbirlerini ibra ettiklerini, davalının hükümsüz kalan senedi iade etmediğini iddia ederek müvekkilinin senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacının senet nedeniyle kendisine herhangi bir ödeme yapmadığını, can güvenliği nedeniyle ibranameyi imzalamak zorunda kaldığını, aynı anda bitişik odada bulunan tanıklarla birlikte kendisinden zorla, tehditle ibraname alındığının tutanağa bağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davalının sunduğu ibraname altındaki tutanağın 03.04.2014 tarihli olup, davalının ilk defa Cumhuriyet Savcılığına başvuru tarihinin 29.11.2016 olduğu, kanunda öngörülen 1 yıllık sürenin geçtiği, ibraname ile bağlı olunmadığı hususunun davacıya daha önce ihbar edildiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle davalının davacıyı ibra etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiş, 30.01.2019 tarihli ek karar ile davalının muhtırada verilen kesin süre içerisinde istinaf harçlarını yatırmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, 14.03.2019 tarihli ek karar ile yargılama sırasında davalıya yapılan tebligatların, davalı vekilinin çekilme dilekçesinde tebliğini talep ettiği adresin, davalının aşamalarda sunduğu beyanlarda bildirdiği adres ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin kararın tebliğ edildiği adresin aynı adres olduğu, HMK'nın 96/1 maddesinde belirtilen sürenin geçtiği gerekçesiyle davalı vekilinin eski h...