Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.02.2019 tarih ve 2019/7 E- 2019/138 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.09.2020 tarih ve 2019/1663 E- 2020/885 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği...
11. Hukuk Dairesi 2020/8323 E. , 2022/5140 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.02.2019 tarih ve 2019/7 E- 2019/138 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 30.09.2020 tarih ve 2019/1663 E- 2020/885 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili şirketin borçlu olmamasına rağmen hakkında icra takibi başlatıldığını ve usulsüz tebligat suretiyle takibin kesinleştirildiğini, bu durumun haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takip miktarının % 20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin davalı şirkete 2012 yılı sonuna kadar ortak olduğunu, bu tarihten sonra şirket hisselerini diğer hissedarlardan ...'e devretmek suretiyle şirketteki ortaklığının sona erdiğini, davacı şirketin Giresun Seka Aksu Kağıt Fabrikasının sahibi olduğunu, aylık elektrik faturaları yüksek olduğundan davacı şirketten Çoruh Elektrik A.Ş. tarafından 306.240,00 TL teminat mektubu istendiğini, müvekkilinin işbu teminat mektubu için davacı şirkete kefil olduğunu, Çoruh Elektrik A.Ş.'nin daha sonra teminat mektubunu nakde çevirdiğini, işbu borçtan dolayı müvekkilinin hesabından banka tarafından 31/07/2012 tarihinde 66.397,84 USD ve 52.868,90 TL tahsilat yapıldığını, davacı şirketin bu bedeli ödememesi üzerine ilamsız takip yoluna başvurulduğunu savunarak davanın reddine, kötü niyetli olan davacının takip miktarının % 20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalı davacı şirketteki paylarını dava dışı üçüncü kişiye devrettiği 28/12/2012 günlü Devir Senedi başlıklı sözleşmenin 3. bendinde hisse devrinin yapıldığı tarihe kadar olan banka teminat mektubu borçlarından da devir alan dava dışı üçüncü kişinin sorumlu olduğu düzenlendiği, ayrıca davalı alacaklının davacı borçluya borç verdiğine ilişkin bir yazılı belge dosya içerisine sunulmadığı, dolayısıyla davalı alacaklının davacı borçludan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, davalının kötüniyetli olarak takip başlattığına ilişkin bir kanıt bulunmadığı gerekçesiyle davan...