Sanıklar ... ve ...'ın hırsızlık suçundan TCKnın 142/1-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı olmak üzere 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında ayrıca aynı Kanunun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin ... 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.12.2014 tarihli ve 148-779 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesince 09.10.2018 tarih ve 4762-13553 sayı ile; "İmha edilmesi gereken ve ekonomik değeri bulunmayan hayvan etinin hırsızlık suçunun konusu olamayacağı ancak kusurunun gizlenerek satılması hâlinde dolandırıcılık suçunun oluşacağı, eylemin bu aşamada ise yalnızca TCK'nın 186. maddesinde düzenlenen bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanıkların hırsızlık suçundan...
Ceza Genel Kurulu 2018/601 E. , 2022/490 K.
"İçtihat Metni"
Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 13. Ceza Dairesi
Sanıklar ... ve ...'ın hırsızlık suçundan TCKnın 142/1-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı olmak üzere 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında ayrıca aynı Kanunun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin ... 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.12.2014 tarihli ve 148-779 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesince 09.10.2018 tarih ve 4762-13553 sayı ile; "İmha edilmesi gereken ve ekonomik değeri bulunmayan hayvan etinin hırsızlık suçunun konusu olamayacağı ancak kusurunun gizlenerek satılması hâlinde dolandırıcılık suçunun oluşacağı, eylemin bu aşamada ise yalnızca TCK'nın 186. maddesinde düzenlenen bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanıkların hırsızlık suçundan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiş, Daire Üyesi B. BAĞCI; "Dava dosyasında suça konu olan maddi varlık, tüberkülozlu olmaları nedeniyle piyasaya sunulmaları yasak olan etlerdir. Bir maddi varlığın hırsızlık suçunun konusu olabilmesi için mal niteliğinde olması gerekmektedir. Mal kelimesi sözlükte; sahip olunan değerli ve lüzumlu şey olarak tanımlanmaktadır. Ceza Hukuku anlamında ise malın ekonomik bir değerinin olması az çok aranmakla birlikte bu husus suçun oluşması açısından her zaman mutlak bir gereklilik değildir. Zira, subjektif olarak değer izafe edilen hatıra eşyasının da hırsızlık suçunun konusu olabileceğinde bir tereddüt bulunmamaktadır. Hırsızlık suçunun oluşması açısından malın, taşınır olması ve başkasına ait bulunması yeterli görülmektedir. Kaldı ki, olayımızda suça konu tüberkülozlu etlerin tamamen ekonomik değerden yoksun bulunduğunu iddia etmek mümkün değildir. Sanık savunmasında etleri arkadaşlarının köpeklerine vermek kastıyla aldığını söylemekle bunların üçüncü kişiler nezdinde bir değer ifade ettiğini ikrar etmekte, kanaatimizce de bu etler ekonomik olarak bir değer taşımaktadırlar. Ayrıca tahkikat aşamasında etlerin ekonomik değerinin olmadığına ilişkin bir rapor da alınmamıştır. Hukuken sahip olunması, taşınması, bulundurulması yasaklanmış olması, bir maddi varlığı hırsızlık suçunun konusu olmaktan da çıkarmamaktadır. Nitekim, ruhsatı bulunmayan ateşli silahın üçüncü bir şahıs tarafından çalınması, emanet eşyası deposunda bulunan uyuşturucunun bulunduğu yerden alınması durumlarında da hırsızlık suçu oluşmaktadır. Suça konu olan etler terk edilmek suretiyle sahipsiz hâle gelmiş mal hükmünde de bulunmadığından ilk derece mahkemesinin hırsızlık suçunun oluştuğuna ilişkin kararının onanması yerine bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir." açıklamasıyla karşı oy kullanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 31.10.20...