Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/1954 · K. 2022/5261
Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2022/1954 K. 2022/5261

E. 2022/1954K. 2022/526129 Haziran 2022
kıyı kenar çizgisibozma kararıiptal kararıhak düşürücü süretapu iptaliyıkımkazanılmış hakbilirkişi raporukadastro tespitikamu görevlisiadli yargımüdahalenin menimülkiyet hakkıbilirkişi incelemesitapu iptali ve terkintapu sicilitaşınmaz bedeliyasal süregönderme kararıhukuk devleti
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen tapu iptal-terkin ve yıkım davası sonunda Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14/10/2021 tarihli ve 2015/734 Esas - 2021/457 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı 1604 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, kıyıda kalan kısmın tapu kaydının iptali ile bu bölümde kalan yapının yıkımı isteğinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar, yargılamaya katılmadıkları gibi yanıt ta vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25/03/2010 tarihli ve 2008/22 E., 2010/83 K. sayılı kararıyla; 5841 Sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Yasası'nın 12. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu...

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2022/1954 E. , 2022/5261 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tapu iptal-terkin ve yıkım davası sonunda Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14/10/2021 tarihli ve 2015/734 Esas - 2021/457 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı 1604 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, kıyıda kalan kısmın tapu kaydının iptali ile bu bölümde kalan yapının yıkımı isteğinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar, yargılamaya katılmadıkları gibi yanıt ta vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25/03/2010 tarihli ve 2008/22 E., 2010/83 K. sayılı kararıyla; 5841 Sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Yasası'nın 12. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Dairenin 04/10/2010 tarihli ve 2010/8225 E., 2010/9779 K. sayılı kararıyla; ''Somut olayda, tescilin dayanağı olan kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçtiği açıktır. Bilindiği gibi, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece davanın her aşamasında res'en gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır. Özellikle bu hususlar gözetilerek davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı hazine vekilinin bu kapsamdaki temyiz itirazı yerinde değildir, reddine, Ancak hemen belirtilmelidir ki, bir taraf, dava açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren (geçmişe etkili) yeni bir yasa hükmü ya da yeni bir İnançları Birleştirme Kararı gereğince davayı kaybederse, davada haksız çıkmış olmasına rağmen, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Anılan bu kural yasal ve yargısal uygulamada kararlılık kazanmıştır.O halde, yöntemine uygun bir şekilde, çekişmeli taşınmazın 28.11.1997 tarihli 5/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca belirlenecek kıyı kenar çizgisine göre kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalıp kalmadığının keşfen belirlenmesi ve sonucuna göre kıyıda kaldığının anlaşılması durumunda davalı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması, çekişmeli taşınmazın kıyıda kalmaması halinde ise yargılama giderlerinden davacı Hazinenin sorumlu tutulacağının gözetilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere eksik soruşturma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Öyleyse davacı hazinenin yukarıda değinilen yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından temyiz itirazı yerindedir. gerekçesiyle Mahk...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 8

VIII. Yürütme yetkisi ve görevi

Benzer Kararlar

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/10589 · K. 2022/1956

10 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2022/5941 · K. 2022/6515

3 Ekim 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2022/4439 · K. 2022/5316

4 Temmuz 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/6182 · K. 2022/6387

31 Ekim 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2022/1391 · K. 2022/2227

22 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2254 · K. 2022/6898

11 Ekim 2022