Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19.11.2020 tarih ve 2019/400 E. - 2020/641 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl dosyada davacı vekili, davalı şirketin davacı aleyhine Adana 2. İcra Müdürlüğü'nün 2003/3592 sayılı dosyasında başlattığı icra takibine konu çekteki ciro imzasının davacının eli ürünü olmadığını, davalının davacıyı kandırarak icraya itirazını engelleyip ... plakalı kamyonu sattırarak 17.200.000.000.- TL tahsil ettiğini ileri sürerek 17.200.000.000.- TL'nin istirdadına...
11. Hukuk Dairesi 2021/3304 E. , 2022/5469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19.11.2020 tarih ve 2019/400 E. - 2020/641 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl dosyada davacı vekili, davalı şirketin davacı aleyhine Adana 2. İcra Müdürlüğü'nün 2003/3592 sayılı dosyasında başlattığı icra takibine konu çekteki ciro imzasının davacının eli ürünü olmadığını, davalının davacıyı kandırarak icraya itirazını engelleyip ... plakalı kamyonu sattırarak 17.200.000.000.- TL tahsil ettiğini ileri sürerek 17.200.000.000.- TL'nin istirdadına ve takip konusu çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıya ait kamyonun cebri icra yoluyla satın alındığını, istirdatı talep edilen bedelin davacının vergi borçlarına ödeneceğini, savunarak davanın reddine ve inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir. Aynı mahkemenin birleşen 2004/153 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2003/3860 sayılı dosyasında başlatılan takibe konu 5.200.000,00 TL bedelli bonodaki (kefil) imzanın davacıya ait olmadığını ileri sürerek bu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, asıl davaya konu dosyada, davacı vekilinin, davacının işlerini davacı adına eşinin yürüttüğünü ve imzayı da eşinin attığını beyan ettikten sonra hâlâ davacının davalıya borçlu olmadığını ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen 2018/862 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, asıl dosyaya konu icra takibinin davalı tarafça yenilenmesi üzerine kendisine ve takip dosyasında borçlu gösterilen, vefat eden eşinin diğer mirasçılarına karşı takip sürecinin işletildiğini ileri sürerek Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2003/3592 yenileme ile 2017/2509 sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı borçlu tarafından çek ve senetteki imzalar inkar edildiğinden, hukuki ilişkinin varlığının ispat yükünün HMK'nın 190. maddesi gereğince davalı alacaklı da olduğu, bilirkişi raporlarında, imzaların davacıya ait olup olmadığının teknik olarak tespit edilmediğinin belirtildiği, davalı tarafından, imzanın davacıya aidiyetine ilişkin başkaca bir delilin ileri sürülmediği ve yemin teklifinde bulunulmadığı, bu nedenle dava ve birleşen davalara konu olan 10/07/2003 tarihli 12.000,00 TL ...