Taraflar arasında görülen davada Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27.10.2020 tarih ve 2018/243 E. - 2020/320 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında yapılan 14/07/2009 tarihli sözleşme uyarınca reklam ve organizasyon konusunda faaliyet gösterecek yeni bir şirket kurulması konusunda anlaşmaya varıldığını, bu anlaşmanın 4. maddesi çerçevesinde, davacı tarafından davalıya reklam köprüsü inşaat faaliyetlerinde kullanılmak üzere ödeme yapıldığını, davacının sözleşmede...
11. Hukuk Dairesi 2021/1226 E. , 2022/3488 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27.10.2020 tarih ve 2018/243 E. - 2020/320 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında yapılan 14/07/2009 tarihli sözleşme uyarınca reklam ve organizasyon konusunda faaliyet gösterecek yeni bir şirket kurulması konusunda anlaşmaya varıldığını, bu anlaşmanın 4. maddesi çerçevesinde, davacı tarafından davalıya reklam köprüsü inşaat faaliyetlerinde kullanılmak üzere ödeme yapıldığını, davacının sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının işi zamanında ve öngörülen maliyet dahilinde tamamlayamadığını, maddi zararın bir kısmının telafisi için davalının babası adına kayıtlı olan taşınmaz davacı adına tescil edildiğini, taraflar arasında varılan mutabakat gereği davalıya ödenen 220.000,00 TL'den, bahse konu taşınmazın 80.000,00 TL'ye karşılık gelen yaklaşık piyasa değeri mahsup edildikten sonra bakiye 140.000,00 TL tutarındaki alacağın ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 138.378,16 TL'ye yükseltmiştir. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili, ...'nın hiçbir neden göstermeden 07/10/2009 tarihinde müvekkilini arayarak ortaklıktan çekildiğini beyan ettiğini, feshin haksız olduğunu savunarak, asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise taraflar arasındaki protokolün haksız feshi nedeniyle uğranılan menfi ve müspet zararlar ile munzam zarar karşılığı olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliler ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın konusu evin değerinin dava tarihi itibariyle 130.000,00 TL olarak tespit edildiği, davacının sermaye olarak ortaya koyduğu 218.378,16 TL'den teminat olarak verilen taşınmazın dava tarihi itibariyle olan değerinin mahsubu sonucu bakiye kalan 88.378,16 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden ise taraflar arasında sözleşme yapılması ancak adi ortaklığın kurulamaması, birleşen dosya davacısının zarara uğradığına ilişkin herhangi bir somut delil sunmaması, birleşen dosya davacısına ait çeklerin yazılması ile adi ortaklığın kurulmaması ve sözleşmenin feshi arasında nedensellik bağının bulunmaması davalının adi ortaklığın kurulmamasıyla zarar ettiği olaylar arasında nedensellik bağına ilişkin herhangi bir so...