Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı ... İdaresi temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından kısmen bozulmuş olup, anılan Yargıtay ilamında özetle davalı ... İdaresinin esasa yönelik temyiz itirazlarının reddine, hükmün orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına karar verilen bölümler yönünden onanmasına karar verilmiş; davalı ... ve Su İşleri Bakanlığının temyiz itirazları bakımından "6831 sayılı Kanun'un 11/2. maddesine göre gerçek kişiler tarafından açılan bu tür davalarda hasmın ... olduğu, davalı ... ve Su İşleri Bakanlığının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı"; davacı kişinin ve davalı ... İdaresinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz...
8. Hukuk Dairesi 2021/8782 E. , 2022/6764 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Orman Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı ... İdaresi temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından kısmen bozulmuş olup, anılan Yargıtay ilamında özetle davalı ... İdaresinin esasa yönelik temyiz itirazlarının reddine, hükmün orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına karar verilen bölümler yönünden onanmasına karar verilmiş; davalı ... ve Su İşleri Bakanlığının temyiz itirazları bakımından "6831 sayılı Kanun'un 11/2. maddesine göre gerçek kişiler tarafından açılan bu tür davalarda hasmın ... olduğu, davalı ... ve Su İşleri Bakanlığının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı"; davacı kişinin ve davalı ... İdaresinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları bakımından ise "davacı gerçek kişi tarafından adına kayıtlı 240 ada 9 parsel sayılı taşınmazın yörede yapılan orman tahdidi sırasında kısmen orman sınırı içine alındığından bahisle dava açıldığı ve bu kısımların orman sınırı dışına çıkartılmasının talep edildiği, dava konusu 240 ada 9 parsel sayılı taşınmaz 12744 m2 olarak kayıtlı iken 1999 yılında taşınmazın 1318 m2 kısmının kamulaştırıldığı ve taşınmazın 11426 m2 yüzölçümü ile kayıtlı iken yargılama sırasında yapılan imar uygulaması ile 240 ada 84, 85 ve 86 parsellere ifraz olduğu, ifraz parsellerinden 240 ada 84 parselin (B) harfi ile gösterilen 6461 m2'lik kısmının orman tahdidi dışında bırakıldığı, 240 ada 85 ve 86 parsellerin tamamının orman smırı içinde bırakıldığı, bilirkişilerce yapılan inceleme sonucu orman sınırı içine alman kısımlardan 85 parselin (B) harfli 671 m2'lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu, 85 parselin kalan (A) harfi ile gösterilen 3650 m2'lik kısmı, 84 parselin orman içinde kalan (A) harfli 300,34 m2 kısmı ile 86 parselin tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek hüküm kurulduğu, ne varki davacının dava dilekçesi ile taşınmazın orman smırı içine alman kısımlarını dava ettiği, yani ifrazla oluşan ve zaten orman tahdidi dışında kalan 84 parselin (B) harfi ile gösterilen kısmı dava konusu olmadığı halde mahkemece sanki taşınmazın tamamı davalıymış gibi düşünülerek, taşınmazın tamamı üzerinden belirlenen değere göre nisbi vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olmasının doğru görülmediği" hususlarına değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazların orman tahdit dışına çıkarılmasına dair önceki hükmün kesinleşmesi nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan toplam 3.863,67 TL den davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.350,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde b...