Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/1526 · K. 2022/5646
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1526 K. 2022/5646

E. 2021/1526K. 2022/56468 Eylül 2022
teminat mektububanka teminat mektubuiadeicra takibiistinaf yolukambiyo senedi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.02.2018 tarih ve 2016/893 E. - 2018/117 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2018/1153 E. - 2020/1248 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 20/02/2013 tarihli bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, davalının talebi üzerine 200.000,00 TL tutarında teminat adı altında bono düzenlendiğini,...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/1526 E. , 2022/5646 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.02.2018 tarih ve 2016/893 E. - 2018/117 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.11.2020 tarih ve 2018/1153 E. - 2020/1248 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 20/02/2013 tarihli bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, davalının talebi üzerine 200.000,00 TL tutarında teminat adı altında bono düzenlendiğini, müvekkilinin, yaklaşık 1 yıl sonra da 100.000,00 TL tutarında banka teminat mektubu verdiğini ve 2015 Kasım ayında da 50.000,00 TL daha ek teminat mektubu vererek toplamda 150.000,00 TL tutarında teminat mektubu verdiğini, bu hususun sözleşmenin 11. maddesinde bahsedildiğini, teminat mektuplarını veren müvekkiline, davalının teminat için verilen bonoyu iade etmediğini ve müvekkili aleyhine bonoya dayalı icra takibi başlattığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu senedin bayilik ilişkisi kapsamında borca mahsuben alınmış senet olup, teminat senedi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip konusu senet kaydının bulunmadığı, takip ve dava konusu senette ihdas nedeni olarak malen kaydının bulunduğu, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir kayıt mevcut olmadığı, bu yönde taraflar arasındaki sözleşmede de dava konusu senetle ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı, kambiyo senedinin illetten mücerret olduğu yönündeki karine nazara alındığında davacının malen kaydı bulunan senede karşılık mal teslim edilmediğini ve senedin teminat senedi olduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, davanın kesin delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı-lehtar lehine olan bedel kaydının doğruluğunu davalının ispatla yükümlü olmadığı, bonodaki malen kaydına göre davacıya bu bono karşılığında ürün verildiğinin kabulü gerektiği, bu durumda bonoya karşı ileri sürdüğü iddialarını usulüne uygun delillerle ispatlayamayan davacının davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun e...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1631 · K. 2022/5660

8 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1429 · K. 2022/5797

13 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1379 · K. 2022/5822

13 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2634 · K. 2022/6739

6 Ekim 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/5919 · K. 2022/1553

7 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2317 · K. 2022/6734

6 Ekim 2022