Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.09.2017 tarih ve 2014/1654 E. - 2017/912 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.01.2021 tarih ve 2018/561 E. - 2021/24 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin kurucu ortağı ve kuruluşundan itibaren yönetim kurulu başkanı ve devamlı imzaya yetkili temsilcisi olduğunu, 2014 yılı yerel seçimlerinden sonra şirket yönetiminin...
11. Hukuk Dairesi 2021/1631 E. , 2022/5660 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.09.2017 tarih ve 2014/1654 E. - 2017/912 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.01.2021 tarih ve 2018/561 E. - 2021/24 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin kurucu ortağı ve kuruluşundan itibaren yönetim kurulu başkanı ve devamlı imzaya yetkili temsilcisi olduğunu, 2014 yılı yerel seçimlerinden sonra şirket yönetiminin değişmesiyle yeni yönetimin şirket defter ve hesaplarında inceleme yaptığını, birçok usulsüzlüğe rastladığını, şirketin zarara uğratıldığının farkedildiğini, dinlenen işçilerin beyanından davalının şahsi firması gibi akşamları gelip şirketin işlettiği kafeterya ve restaurant kasalarındaki nakitleri cebine alıp gittiğini, kayıtlara geçmesine engel olduğunu, yönetimin değişeceğini hissedince stoklardaki malların dışarı çıkartıldığı bilgisine ulaşıldığını, yapılan özel inceleme raporundan anlaşıldığı üzere şirket kayıtlarındaki kasa bakiyesiyle devir teslim tutanağı arasında 294.565,61 TL fark olduğunu, yine stok sayımına göre şirket kayıtlarındaki mali tablolar ile fiili sayım arasında 149.888,77 TL fark olduğunu, şirket sermayesinin karşılıksız kaldığını, şirket varlık ve ... şirket borçlarını karşılayamaz hale geldiğini, davalının davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ve genel müdürü olarak görev yaptığı süreçte görevini kötüye kullandığını, şirketin 09.04.2014 tarihli yönetim kurulu kararıyla davalının şirketteki görevinin sona erdiğini, TTK 553. maddesi uyarınca şirkete verdiği zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yaklaşık 4 yıl boyunca davacı şirketin yönetim kurulu başkanlığını tek imza yetkilisi olarak yürütttüğünü, dönem dönem bu yetkinin başkalarıyla paylaşıldığını, şirketin bünyesinde işletilen kafeterya ve restaurant işletmesinden elde edilen kazançları hiçbir şekilde elden teslim almadığını, şirket yönetim kurulu başkanı olarak çalıştığı sürece şirkete zarar verecek davranışlarda bulunmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak hiçbir denetim yapmadan aleyhine bu davayı açtığını, yine davacı şirket bünyesinde işletilen kafeterya ve restaurant sebebiyle satıcılara yapılan ödemelerin de bilgisi dışında muhasebe kayıtlarına alınmadığını, şirketin uğradığı bir zarar...