Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/1387 · K. 2022/5755
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1387 K. 2022/5755

E. 2021/1387K. 2022/575512 Eylül 2022
tazminatkredi sözleşmesikefalet sözleşmesiitirazın iptaliicra takibiharç muafiyetiistinaf başvurusunun kabulüiptal davasışekil şartıicra inkar tazminatı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.10.2020 tarih ve 2020/129 E. - 2020/327 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.12.2020 tarih ve 2020/1214 E. - 2020/1186 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı bankanın 28/05/2014, 27/10/2015, 13/03/2017 tarihli kredi sözleşmeleri ile dava dışı şirkete kullandırdığı kredi sözleşmelerinden ilk ikisini davacının müşterek borçlu...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/1387 E. , 2022/5755 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.10.2020 tarih ve 2020/129 E. - 2020/327 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.12.2020 tarih ve 2020/1214 E. - 2020/1186 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı bankanın 28/05/2014, 27/10/2015, 13/03/2017 tarihli kredi sözleşmeleri ile dava dışı şirkete kullandırdığı kredi sözleşmelerinden ilk ikisini davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 27/10/2015 tarihli kredi borcunun tamamının davacı bankaya ödendiğini, 28/05/2014 tarihli kredi sözleşmesindeki kefaletin şekil şartına uygun olmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, 21/06/2019 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, HMK'nın 307. ve 311. maddelerine göre feragatın tek taraflı bir işlem olup kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını hasıl edeceği, bu nedenle davanın feragat sebebiyle reddi gerektiği, asıl üzerinde durulması gereken hususun davacının dava konusu takibi başlatmakta kötü niyetli olup olmadığı ve bu minvalde reddine karar verilen dava sonucunda davacı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilip edilmeyeceği, itirazın iptali davasının reddi sonucu olarak kötü niyet tazminatına karar verilebilmesi için takip alacaklısı davacının dava konusu icra takibini başlatmakta haksız olmasının yeterli olmayıp kötü niyetle takip başlatmış olmasının gerektiği, takip başlatılmadan evvel takip miktarı kadar alacaklı olmadığını bilen veya bilmesi mümkün olan yani alacaklı olmadığını bilebilecek imkana sahip olan alacaklı tarafça başlatılan takibin kötüniyetli olduğu, bir başka anlatımla kötü niyetten bahsedebilmek için takip alacaklısının kişisel husumetle, kasten takip borçlusu hakkında takip başlatması şart olmayıp, ağır kusur sayılabilecek, basit bir inceleme ile takip borçlusunun borçtan sorumlu olmadığını tespit edebilecekken basit bir inceleme dahi yapmayarak borçtan sorumlu olmayan takip borçlusu hakkında takip başlatmasının da kötü niyet olarak kabul edileceği, somut olayda dava...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/8516 · K. 2022/2274

23 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/10115 · K. 2022/4884

15 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2254 · K. 2022/6898

11 Ekim 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1313 · K. 2022/5582

7 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/6785 · K. 2022/1307

28 Şubat 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/6973 · K. 2022/2720

4 Nisan 2022