1) İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, ... vasıtası ile ifade veren sanığın ifadelerinin tutanağa eksik ya da hatalı geçtiğine ilişkin itirazı üzerine ilgililerce ... Yönetmeliğinin 8/2. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin de yapılmadığı olayda, eyleminin, suç işlemediğini bildiği kimselere suç isnadı biçiminde olmayıp, Anayasanın 74. maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 2) Sanığın dilekçelerine eklediği hastane raporları karşısında; suçun sabit olması halinde...
8. Ceza Dairesi 2022/1738 E. , 2022/12966 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İftira HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, ... vasıtası ile ifade veren sanığın ifadelerinin tutanağa eksik ya da hatalı geçtiğine ilişkin itirazı üzerine ilgililerce ... Yönetmeliğinin 8/2. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin de yapılmadığı olayda, eyleminin, suç işlemediğini bildiği kimselere suç isnadı biçiminde olmayıp, Anayasanın 74. maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 2) Sanığın dilekçelerine eklediği hastane raporları karşısında; suçun sabit olması halinde 5237 sayılı TCK.nın 32. maddesi gereğince, sanığın suç tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden ya da Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucuna göre, hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 3) 01.06.2005 tarihinden önce işlenip 765 satılı Türk Ceza Kanununa göre hüküm kurulan ilamın 5231 sayılı TCK.nın 58.maddesi anlamında tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.