Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2019/5166 · K. 2022/15480
Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/5166 K. 2022/15480

E. 2019/5166K. 2022/154804 Ekim 2022
resmi belgede sahtecilikiadekambiyo senediicra takibiiptal kararıyerleşim yeri
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

1) Sanığın, katılana kiraladığı araç nedeniyle düzenlenen teminat senedini, araç kullanılıp iade edildikten sonra, katılana iade etmeyip senedin düzenleme ve vade tarihlerini değiştirerek icra takibine konu etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği kamu davasında; belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu dikkate alınarak, öncelikle suça konu senedin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra aldatıcılık kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 2) Kabule göre de; a-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ile Ceza Genel...

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2019/5166 E. , 2022/15480 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ...

1) Sanığın, katılana kiraladığı araç nedeniyle düzenlenen teminat senedini, araç kullanılıp iade edildikten sonra, katılana iade etmeyip senedin düzenleme ve vade tarihlerini değiştirerek icra takibine konu etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği kamu davasında; belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu dikkate alınarak, öncelikle suça konu senedin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra aldatıcılık kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 2) Kabule göre de; a-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ile Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarih ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerektiği, aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiilin, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 688/6 ve 689/4. (6102 sayılı TTK'nin 776, 777. md.) maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin yazılı bulunmasının zorunlu olduğu ve tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı, anılan kararda belirtildiği üzere, düzenleme (keşide) yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim yerlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi gerektiği dikkate alındığında; suça konu belgenin dosyada bulunan örneğinin heyetçe incelenmesinde, senette keşide yeri olarak hiçbir yerin belirtilmediği, düzenleyenin ismi altında da herhangi bir idari birimin yazılı olmadığı ve suç konusu belgenin bono vasfını taşımadığı anlaşılmakla özel belge niteliğinde olacağı, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 207/1. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, b- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 09.05.2014 tarihi olarak gösterilmesi yerine 2014 şeklinde gösterilmesi, c- TCKnin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/7121 · K. 2022/3684

7 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/4906 · K. 2022/3463

3 Mart 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/40293 · K. 2022/7362

26 Nisan 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2020/5043 · K. 2022/2982

24 Şubat 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/11798 · K. 2022/16518

19 Ekim 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/9336 · K. 2022/15897

11 Ekim 2022