Taraflar arasında görülen kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istekli davada bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar ..., ..., ..., ..., .... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle ayrı ayrı dava açmışlar, yargılama devam ederken dava konusu taşınmaz hakkında 2012 yılında idari yoldan Hazine adına tapu kaydı oluşturulmuş ve 733 parsel numarası verilmiştir. Yargılama sırasında ... ve ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. II....
1. Hukuk Dairesi 2022/5814 E. , 2022/6569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istekli davada bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar ..., ..., ..., ..., .... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle ayrı ayrı dava açmışlar, yargılama devam ederken dava konusu taşınmaz hakkında 2012 yılında idari yoldan Hazine adına tapu kaydı oluşturulmuş ve 733 parsel numarası verilmiştir. Yargılama sırasında ... ve ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. II. CEVAP Davalı Hazine cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kamunun menfaatine bırakılmış yerlerden olduğunu, bu nedenle kişiler adına tescilinin mümkün olmadığını, bir an için taşınmazın zilyetlikle özel mülkiyete konu teşkil edecek biçimde iktisabının mümkün olduğu kabul edilse dahi davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.10.2014 tarihli ve 2013/10534 Esas, 2014/11098 Karar sayılı kararıyla katılan ...'in davasının reddine; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, adlarına tescil kararı verilenler lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davacılar ..., ..., ..., ... ile Katılan ...in davasının kısmen kabulüne ve 733 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün tapusunun iptali ile katılan ... adına tesciline, (D) ve (F) harfi ile gösterilen bölümlerin tapusunun iptali ile davacı ... adına tesciline, (G) ve (I) harfi ile gösterilen bölümlerin tapusunun iptali ile davacı ... adına tesciline, (J) harfi ile gösterilen bölümün tapusunun iptali ile davacı ... adına tesciline, (K) harfi ile gösterilen bölümün tapusunun iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve müdahil ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.10.2014 tarihli ve 2013/10534 E. 2014/11098 K. sayılı kararıyla özetle; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl önceki hava fotoğrafları getirtilerek uzman bilirkişi eliyle incelenmesi ve zirai olarak davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. 3. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.12.2019 tarihli ve 2015/118 Esas, 2019/1025...