E. 2019/523 K. 2022/1271
Kısa Önizleme
Önizleme1. Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Aile Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) Geçici Madde 3 hükmüne göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin ikinci fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davacı vekilinin duruşma isteminin reddine oy birliği ile karar verilip dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği...
Karar Metni
Hukuk Genel Kurulu 2019/523 E. , 2022/1271 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Aile Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) Geçici Madde 3 hükmüne göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin ikinci fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davacı vekilinin duruşma isteminin reddine oy birliği ile karar verilip dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili 20.06.2014 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 31.05.2009 tarihinde evlendiklerini, ortak bir çocuklarının bulunduğunu, davalının ısrarı sonucunda müvekkilinin işten ayrıldığını, evliliğin hemen ardından davacının hamile kaldığını, bundan sonra davalının sürekli şekilde alkol alarak eve geç gelmeye başladığını, eşine karşı ilgisiz ve sevgisiz davrandığını, bazı hafta sonları iş bahanesiyle eve gelmediğini, doğumla birlikte eşinden iyice uzaklaştığını, bahaneler bulup kavga çıkardığını, küsüp yatağını ayırdığını, ortak çocuk doğduktan sonra çocuğu istemediğini söylediğini, eşine fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, hakaret ve küfür etiğini, sadakatsiz davrandığını, 04.05.2011 tarihinde haklı bir sebep olmaksızın evi terk ettiğini, fiili ayrılık döneminde eşine maddi destek olmaması nedeniyle müvekkilinin davalıya bağımsız tedbir nafakası davası açmak zorunda kaldığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, çocuk yararına 2.500TL tedbir-iştirak, müvekkili yararına 4.000TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 250.000TL maddi, 250.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili 11.07.2014 tarihli cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının temel ve nihai amacının müvekkilinin bu yaşına kadar edindiği mal varlığına el koymak olduğunu, iddia edilenin aksine davacının bizzat kendisinin çalışmamayı tercih ettiğini, evi terk iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, ... Aile Mahkemesinin 2011/60 D. İş sayılı dosyası ile sabit olduğu üzere davacının evin kilidini değiştirmek suretiyle eşini eve almadığını, önceki evliliğinden olan çocuklarına kötü davrandığını, evdeki huzursuzlukları işyerine taşıdığını, müvekkilinin profesyonel ressam olduğunu, ulusal ve uluslararası sergiler açtığını, davacının özellikle sergi dönemlerinde tamamen hırçınlaşarak eşinin sergi ve sanata ilişkin faaliyetleri...