Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Soma Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2003 tarih, 2001/649 esas, 2003/569 sayılı kararının 21/04/2004 tarihinde sanığın aynı konutta oturan yakınına tebliğ edildiği, buna karşılık sanığın 14/02/2002-19/12/2006 tarihleri arasında ... Kapalı Ceza İnfaz kurumunda hükümlü olduğu ve böylece 21/04/2004 tarihli tebligatin da usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında sanığın 21/10/2019 tarihli temyiz isteminin süresinde kabulü ile yapılan incelemede; Sanığın gece vakti muhkem işyerinden kiremit kırmak suretiyle hırsızlık şeklindeki eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (mülga) 493/1,81/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 116/2-4, ve 151/1. maddelerinde yer alan suçları oluşturduğu, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde yer alan "(3) Lehe olan hüküm,...
6. Ceza Dairesi 2021/21276 E. , 2022/14687 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Soma Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2003 tarih, 2001/649 esas, 2003/569 sayılı kararının 21/04/2004 tarihinde sanığın aynı konutta oturan yakınına tebliğ edildiği, buna karşılık sanığın 14/02/2002-19/12/2006 tarihleri arasında ... Kapalı Ceza İnfaz kurumunda hükümlü olduğu ve böylece 21/04/2004 tarihli tebligatin da usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında sanığın 21/10/2019 tarihli temyiz isteminin süresinde kabulü ile yapılan incelemede; Sanığın gece vakti muhkem işyerinden kiremit kırmak suretiyle hırsızlık şeklindeki eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (mülga) 493/1,81/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 116/2-4, ve 151/1. maddelerinde yer alan suçları oluşturduğu, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde yer alan "(3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.", 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde yer alan "(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." ve 765 sayılı Kanun'un (mülga) 2/2. maddesinde yer alan " Bir cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşir olunan kanunun hükümleri biribirinden farklı ise failin lehinde olan kanun tatbik ve infaz olunur." şeklindeki hükümler ile 5237 sayılı Kanun'un 66/3. maddesinde yer alan "(3)Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. " şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCKnın 493/1, 81/1. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanunun 102/3, 104/2. maddelerine göre hesaplanan asli zamanaşımı süresinin 10 yıl, uzayan zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 116/1-4 ve 151/1 maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezaların türü ve yukarı sınırlarına göre, aynı Kanunun 66/1-d, 67/4. maddelerine göre hesaplanan asli zamanaşımı süresinin 15 yıl, uzayan zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olduğu, böylece zamanaşımı hükümleri yönünden lehe olduğu belirlenen 765 sayılı TCKnın 102/3,104/2 maddesinde öngörülen 10 yıllık asli zamanaşımı süresinin, sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 30/12/2003 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...ın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmedi...