Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Somut olayda, sanık hakkında 24/07/2008 tarihinde işlediği iddia olunan nitelikli hırsızlık suçundan açılan kamu davasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 21/12/2009 tarihinde kesinleştiği, beş yıllık denetim süresi içerisinde işlenen 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. maddesi kapsamındaki tehdit suçundan verilen mahkûmiyet kararı dayanak yapılmak suretiyle 26/05/2016 tarihinde hükmün açıklandığı, sanığın TCKnın 142/1-a, 35 maddeleri uyarınca ve neticeten 1 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edildiği, bu kararın da süresinde sanık tarafından temyiz edildiği incelenen dosya kapsamından anlaşılmıştır. Hükmün açıklandığı 26/05/2016 tarihinden sonra, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla değişik CMKnın 253. maddesinin 1....
6. Ceza Dairesi 2021/9476 E. , 2022/4295 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Somut olayda, sanık hakkında 24/07/2008 tarihinde işlediği iddia olunan nitelikli hırsızlık suçundan açılan kamu davasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 21/12/2009 tarihinde kesinleştiği, beş yıllık denetim süresi içerisinde işlenen 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. maddesi kapsamındaki tehdit suçundan verilen mahkûmiyet kararı dayanak yapılmak suretiyle 26/05/2016 tarihinde hükmün açıklandığı, sanığın TCKnın 142/1-a, 35 maddeleri uyarınca ve neticeten 1 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edildiği, bu kararın da süresinde sanık tarafından temyiz edildiği incelenen dosya kapsamından anlaşılmıştır. Hükmün açıklandığı 26/05/2016 tarihinden sonra, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla değişik CMKnın 253. maddesinin 1. fıkrasının b) bendinin 3. alt bendi uyarınca, TCKnın 106/1-1. maddesi kapsamındaki tehdit suçu uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Sözü edilen ve sanık (veya hükümlü) lehine olduğu değerlendirilen işbu değişiklikle ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrarlı içtihatları uyarınca, denetim süresinde işlenen ve sonradan uzlaştırma kapsamına alınan ve kasten işlenen bir suçtan dolayı uzlaştırma prosedürünün işletilmesi gerekir. Uzlaşma gerçekleştiği takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanamaz. Buna karşılık uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde, sonradan uzlaştırma kapsamına alınan ve denetim süresinde kasten işlenen suçtan dolayı verilen mahkûmiyet hükmü, yeniden açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına mesnet oluşturabilir. Bu itibarla, hükmün açıklanmasına dayanak yapılan ve denetim süresinde kasten işlenen suçla ilgili olarak uzlaştırma işlemlerine tevessül edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi için açıklanan mahkumiyet hükmünün bozulması gerekir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da bu sebeple hükmün bozulması gerektiği görüşündedir. Ancak; 5237 sayılı CMKnın 231/8 maddesinin Denetim süresi içerisinde dava zaman aşımı durur. biçimindeki âmir hükmü ve yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrarlı içtihatları uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, denetim süresi içerisinde kasten işlenen (bu suçtan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi kaydıyla) suçun işlendiği tarihe kadar dava zaman aşımı süresi durur. Öte yandan TCKnın 67/2-d maddesinin amir hükmü uyarınca, mahkumiyet hükmünün verilmesi dava zaman aşımı süresini kesen sebeplerdendir. Bu tarihten sonra dava zaman aşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Mahkûmiyet hükmünün sonradan kanun yolu denetimi esnasında her hangi bir nedenle bozulması, kesme sonucunu ortadan kaldırmaz. Nihayet 5320 sayılı Kanunun 4/2. maddesi uyarınca, Ceza Muhakemesi ...