Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında kısmen götürü bedel inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede müteahhit-davacı kendisini inşaatta kullanılacak malzeme miktarı ile sınırlamış olduğunu, müteahhit kendini kullanılacak malzeme ve yapılacak hafriyat yapımı bakımından sınırlamasının nedenin sözleşmenin imzalanması aşamasında nihai projelerin müteahhite teslim edilmediğini, pazarlıkların davalının sunduğu avam projeleri üzerinden gerçekleştiğini, somut olayda davalının, davacıya sunduğu uygulama projelerinin tatbiki neticesinde ise sözleşmede öngörülen miktarların çok üzerinde malzeme kullanılması gerektiğini, bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2284 KARAR NO: 2022/1825 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/12/2017 NUMARASI: 2014/786 Esas, 2017/1116 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 01/11/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında kısmen götürü bedel inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede müteahhit-davacı kendisini inşaatta kullanılacak malzeme miktarı ile sınırlamış olduğunu, müteahhit kendini kullanılacak malzeme ve yapılacak hafriyat yapımı bakımından sınırlamasının nedenin sözleşmenin imzalanması aşamasında nihai projelerin müteahhite teslim edilmediğini, pazarlıkların davalının sunduğu avam projeleri üzerinden gerçekleştiğini, somut olayda davalının, davacıya sunduğu uygulama projelerinin tatbiki neticesinde ise sözleşmede öngörülen miktarların çok üzerinde malzeme kullanılması gerektiğini, bu fazlalığın davacının eksik hesabı veya basiretsizliğinden kaynaklanmadığını, tamamen davalının sunduğu uygulama projelerinden kaynaklandığını, sözleşmede öngörülen fazla yapılan işlerin bedelinin davalıdan talep edilmesine karşın ödenmediğini, bunun üzerine davacı tarafından Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/809 Esas (yeni esas no: 2013/32 bozmadan sonra yeni esas no: 2017/809) sayılı dosyası üzerinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 15.000,00 TL alacağının tahsili için dava açtığını, bu davanın İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/32 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, bu davada yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının alacağının müteahhitlik kârı da dahil KDV hariç olmak üzere 4.293.882,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu değere davacının fazladan inşaat sahasında kalmak zorunda kalması arasındaki farkı tahsil edememesi, yeni işlere kanalize olmaması nedeniyle yoksun kaldığı kârlar, inşaatı aradaki farkı almadan tamamlaması nedeniyle yüklendiği ek mali külfetten doğan zararının dahil olmadığını, bu nedenlerle davacının sözleşmede öngörülenden fazla yaptığı işlerin bedeli olan 4.278.882,00 TL'nin 15/05/2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, eser sözleşmesinde yüklenicinin ücrete ilişkin taleplerinin (5) yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu; dava tarihi itibariyle (5) yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın haksız ücret talebine ilişkin olarak ikame edilen davasının birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/32 Esas sayılı dosyası üzerinden incelendiğini ve götürü bedel ile akdedilen ...