İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2019 tarihli 2017/987 Esas ve 2019/1309 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde ... Şti.'nin 19/06/2017 tarihinde yapılan genel kurulunda tasfiyenin sonlandırılarak şirketin feshine dair karar alındığını, bu karara karşı müvekkili tarafından muhalefet şerhi konulduğunu, şirket hisseleri toplamının 440 olup, müvekkilinin 148, ortaklardan ...'ın 146 ve ...'in 146 hissesi bulunduğunu, şirketin feshine ilişkin alınan genel kurul kararının TTK'nın 621. Maddesinde yer alan karar nisabına uyulmamış olması ve tasfiye...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2020/1892 KARAR NO : 2022/1963 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/09/2017 (Dava) - 20/11/2019 (Karar) NUMARASI : 2017/987 Esas - 2019/1309 Karar DAVA : Genel Kurul Kararının İptali BAM KARAR TARİHİ : 15/12/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2019 tarihli 2017/987 Esas ve 2019/1309 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde ... Şti.'nin 19/06/2017 tarihinde yapılan genel kurulunda tasfiyenin sonlandırılarak şirketin feshine dair karar alındığını, bu karara karşı müvekkili tarafından muhalefet şerhi konulduğunu, şirket hisseleri toplamının 440 olup, müvekkilinin 148, ortaklardan ...'ın 146 ve ...'in 146 hissesi bulunduğunu, şirketin feshine ilişkin alınan genel kurul kararının TTK'nın 621. Maddesinde yer alan karar nisabına uyulmamış olması ve tasfiye sürecinin yasaya uygun olarak tamamlanmadan şirketin feshine gidilmiş olması yönünden hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Tasfiye Halinde ... Şti.'nin 19/06/2017 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan fesih kararının iptaline, sicilden terkin edilen şirketin yeniden sicile tesciline, şirketi temsilen kayyım atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket ortaklarının tamamının 05/05/2016 tarihli genel kurul toplantısında şirketin tasfiyesi sürecine girilmesine, şirketin adresinin en son adres olan adresine taşınmasına, şirket ortaklarından ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına oy birliği ile karar verdiklerini, diğer yandan şirket adına kayıtlı taşınmazların değerlerinin denkleştirilerek ortaklara devredildiğini, diğer yandan şirketin üçüncü kişilere herhangi bir borcu bulunmadığını, KDV alacağının da mevzuat gereğince hazineye bırakılacağını oy birliğiyle kararlaştırıldığını, davacı yanın asıl amacının müvekkili ve diğer ortağın elinden şirketi alıp mevzuata göre maliye hazinesine bırakılan 268.134,12 TL KDV alacağını kullanarak yeni işler yapmak olduğunu, tasfiyesi tamamlanmış ve terkin edilmiş şirketin yeniden ticaret siciline tescilinin mümkün olmadığını savunarak, sonuç olarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "...Eldeki davada davalı ... Şti.'nin hisseleri toplamının 440 adet olup davacının 148 adet, ortak ...'ın 146 adet ve ...'in 146 adet ...