DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/04/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca bir adet kule vinci satın alınması için müvekkilince davalıya 15.500 EURO avans verildiğini, ancak davalının sözleşmede öngörülen tarihte vinci müvekkiline teslim edemediğini, bu nedenle müvekkilince 01/10/2014 tarihli ihtarname çekilerek müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkını kullandığı ve verilen avansı da iadesinin istendiğini, davalının ise verdiği 16/10/2014 tarihli cevabi ihtarnamede temerrüde düşürülmediğini, sözleşmeden dönmenen haklı olmadığını, bu nedenle avansın iade edilmeyeceğini bildirdiğini, ayrıca daha...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/1627 Esas KARAR NO : 2019/805 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2016 NUMARASI : 2015/265 2016/804 DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/04/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca bir adet kule vinci satın alınması için müvekkilince davalıya 15.500 EURO avans verildiğini, ancak davalının sözleşmede öngörülen tarihte vinci müvekkiline teslim edemediğini, bu nedenle müvekkilince 01/10/2014 tarihli ihtarname çekilerek müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkını kullandığı ve verilen avansı da iadesinin istendiğini, davalının ise verdiği 16/10/2014 tarihli cevabi ihtarnamede temerrüde düşürülmediğini, sözleşmeden dönmenen haklı olmadığını, bu nedenle avansın iade edilmeyeceğini bildirdiğini, ayrıca daha sonraki yazışmalarda ise bu tutarın sözleşmenin 5.maddesi gereğince cayma parası olarak verildiğinden iade edilemeyeceğini bildirdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesindeki düzenleme gözetildiğinde paranın cayma parası değil peşinet-avans olarak alındığının anlaşılacağını, bu konuda TBK'nun 177.maddesi hükmünün bulunduğunu belirterek 15.5000 EURO'nun temerrüt tarihi olan 01/10/2014 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; sözleşmenin 5.maddesinde sözleşmenin taraflarca imzalanmasıyla birlikte alıcı, satıcının belirlenen banka hesabına satış bedelinin %10'u olan 15.500 EURO tutar kapora yatırılacaktır şeklinde düzenleme bulunduğunu, sözleşmenin imzalanmasıyla davacının bu tutarı müvekkili hesabına yatırdığını, her ne kadar davacının sözleşmeden dönme hakkını kullandığını belirtmiş ise de, bu konuda haklı olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye konu kule vinç konusunda davacıdan gerekli bilgileri talep ettiğini, ancak davacının herhangi bir bilgi vermediğini, bu nedenle vincin davacının kusurundan dolayı teslim edilemediğini, sözleşmenin 5.maddesi gereğince alınan kaporanın TBK'nun 178.maddesi gereğince cayma parası olarak nitelendirilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; yanlar arasındaki ihtilafın yapılan ödemenin cayma akçesi olup olmadığına, davacının cayma için haklı nedeninin bulunup bulunmadığına ve ödenen paranın iadesi gerekip gerekmediğine ilişkin olduğu, cayma akçesinin TBK'nun 178.maddesinde düzenlendiği, buna göre cayma hakkının sözleşmede kararlaştırılmış olması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede cayma hakkına ilişkin bir hükme yer verilmediği, TBK'nun 177.maddesi gereğince bağlanma parasının esas alacakdan düşürüleceğine ili...