DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi gereğince müvekkili şirket lehine 29/05/2007'den geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, müvekkilinin de bunun karşılığında 778.269,00 TL intifa ivazı ödemesi yaptığını, ancak taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin 29/05/2012'de sona erdiğini, intifanın da 05/07/2012 tarihinde terkin edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin ivazını peşinen ödediği 15 yıllık intifanın yaklaşık 10 yıllık kısmını kullanamadığını belirterek kullanılmayan kısma isabet eden miktarın güncellenmiş tutarı olan 513.019,35...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/3858 Esas KARAR NO : 2020/319 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/03/2017 NUMARASI : 2015/652 2017/187 DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi gereğince müvekkili şirket lehine 29/05/2007'den geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, müvekkilinin de bunun karşılığında 778.269,00 TL intifa ivazı ödemesi yaptığını, ancak taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin 29/05/2012'de sona erdiğini, intifanın da 05/07/2012 tarihinde terkin edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin ivazını peşinen ödediği 15 yıllık intifanın yaklaşık 10 yıllık kısmını kullanamadığını belirterek kullanılmayan kısma isabet eden miktarın güncellenmiş tutarı olan 513.019,35 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahisline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01/09/2016 tarihli ıslah dilekçesiyle 763.751,59 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacının davasını sebepsiz zenginleşmeşe dayandırdığını, TBK'nun 82.maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin 05/07/2014'de sona erdiğini, davanın ise 23/06/2015'de açıldığını, dolayısıyla davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacının intifayı terkin ettiğini, bu nedenle herhangi bir bedel isteyemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacının yetkili kıldığı temsilci tarafından intifanın 05/07/2012 tarihinde terkin edildiği, resmi akit tablosunda terkin talebinde bulunan kişinin "... Yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğum intifa hakkının tamamından bedelini aldığımdan çıplak mülkiyeti malikleri lehine terkinini talep ederim..." şeklinde beyanda bulunduğu, buna göre intifa hakkına ilişkin bedelin tamamı alınarak malikler lehine terkin edildiği, artık davacının bakiye intifa bedeli isteyemeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; kararın fahiş derecede hatalı olduğunu, müvekkilinin terkin için yetkilendirdiği kişinin davalı şirket çalışanı olduğunu, resmi senetteki beyanın bozuk bir ifadeyle yazıldığını, bütün sorunun tapuda resmi işlemi yazan memurun cümleyi oluşturmasındaki basiretsizlikten kaynaklandığını, zira bugüne kadar müvekkilinin taraf olduğu yüzlerce terkin işleminin hiçbirinde terkin için bedel aldım. Bu bedel karşılığında hakkımdan feragat ediyorum şeklinde beyanda bulunulmadığını, müvekkilinin intifa terkini karşılığında bir kuruş almadığını, zaten davalının da b...