İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı -borçlu şirket arasında ..... (.... ) Tek Yetkili Satıcılık Protokolü imzalandığını ve buna istinaden davalı-borçlu şirkete 50.000 USD 'nin banka kanalı ile ödendiğini, sözleşmenin feshedilmesi üzerine 09/03/2018 tarihli ihtarnameye cevap ile yapılan ödemenin kendilerine iadesinin istendiğini, bu süre zarfında müvekkil şirket misafirlerine bir takım konaklamalar yaptırdığını ve davalı borçlu şirkette 31.221,86 USD alacağının kaldığını, borcun ödenmemesi üzerine bakiye alacağın tahsili için Antalya 14 İcra Müdürlüğünün ..... E sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, davalı tarafça takip tarihinden önce ve sonra davalı şirketin muhasebe departmanı...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 15/09/2020 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 20/09/2022 İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı -borçlu şirket arasında ..... (.... ) Tek Yetkili Satıcılık Protokolü imzalandığını ve buna istinaden davalı-borçlu şirkete 50.000 USD 'nin banka kanalı ile ödendiğini, sözleşmenin feshedilmesi üzerine 09/03/2018 tarihli ihtarnameye cevap ile yapılan ödemenin kendilerine iadesinin istendiğini, bu süre zarfında müvekkil şirket misafirlerine bir takım konaklamalar yaptırdığını ve davalı borçlu şirkette 31.221,86 USD alacağının kaldığını, borcun ödenmemesi üzerine bakiye alacağın tahsili için Antalya 14 İcra Müdürlüğünün ..... E sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, davalı tarafça takip tarihinden önce ve sonra davalı şirketin muhasebe departmanı tarafından müvekkil şirkete mutabakatname gönderildiğini ve kendi kabullerinde olduğu üzere iki defa 31.221,86 USD borçlu olduklarını tasdiklediklerini, davalı yanın dava miktarına yetecek miktarda yedinde veya 3.şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklıyla diğer haklarını ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile aralarında tek yetkili satıcılık protokolü imzalandığını, işbu sözleşmenin garanti kontenjan sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin davacı yanca haksız olarak feshedildiğinden davacının davalı şirkete garanti etmiş olduğu bedeli ödemek zorunda olduğunu, davacı tarafın sunduğu mutabakatnamelerde imzaların vekil eden şirket yetkililerine ait olmadığını, kim tarafından imzalandığını bilmediklerini, borç taahhüdü altında olunduğuna ilişkin yazıların sadece ticari temsilcilerin onayı ve imzası ile geçerli olabileceğini, bu nedenle davacı tarafın sunduğu mutabakatnamelerin geçerliliği bulunmadığını öne sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, "...Sözleşmenin 11. Maddesind uçuş yapılan hava yolu şirketi tarafından çıkarılacak uçuş yasağı açıkça mücbir sebep sayılmakla; somut olayda bu mücbir sebebin gerçekleştiği, nitekim davalının davacı yana düzenlediği 20.06.2018 tarihli no show faturasının 10.08.2018 tarihinde iptal edilmesi ve davalı yanın muhasebe departmanından gönderilen 12.10.2018 tarihli mutabakatname ile tarafların incelenen ticari defterlerinde de kayıtlı olan 31.221,86 USD davacı alacağı birlikte değerlendirildiğinde, davalının da uçuş iptallerini mücbir sebep olarak kabul ettiği kanaatine varılmış ve takibe konu asıl alacak üzerinden açılan davanın kabulüne dair, alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazmi...